Göz Atma

Bazı insanlar bazı tanımlamalara takıntılıdır.

Benim bu konuda gördüğüm ilk takıntılı insan Alman Lisesindeki Edebiyat Hocamız Suzan Hanımdı.

Kendisi ” Göz atmak ” lafına hasta idi.

” Attıktan sonra gözsüz hayatınızı nasıl geçireceksiniz ? ” diye sorardı.

” Bakmak deseniz daha doğru, ancak işin içine ille de gözü sokacaksanız bari göz gezdirme deyin” derdi.

Söylediği o kadar içime işlemiş ki bu güne kadar bu deyimi hiç kullanmadım.

Herhalde hocamdan el almışım ki benim de bu ara çok takıldığım iki kelime var.

Bunlardan biri ” Arkandayız ”

Yapmayın

“Yanındayız” deyin.

Arkasında biri olması insanı bir hoş yapar.

Neyse

Geçelim ikinci kelimeye

Eğitimli , az eğitimli , eğitimsiz herkesin kullandığı bu kelime ” İnanılmaz “.

Bu kadar büyük kesimin kullandığı kelime tabii ki toplumda da hemen karşılığını bulmuş.

Herkesin ağzının lafı

” İnanmıyorum ”

Sanırsın ki inançsızlık diz boyu.

Yer gelince inançlı bir toplumuz yeri gelince inanmıyoruz.

Okumuş kesim dahil 300 kelime ile konuşan bir toplum olduk.

Sebebinin bence iki önemli nedeni var.

Birincisi sosyal medyanın kullandığı bazı sitelerde harf sayısının sınırlanması.

Kısaltılmış kelimeleri kullanmak.

Adam konuşmaya katılıyor

” Slm ” cevap ” As ”

İkinci neden ise ABD ye özenti.

Hani orada insanların özellikle çiftlerin ağzının lafıdır ya.

” Konuşmalıyız ”

O güne kadar niye konuşmadınız kardeşim?

Bu kelime ülkemizde kaç kadının hayatına mal oldu.

Haberlerde okuyorsunuz.

Konuşmak için bir araya geldiği eşine kurşun yağdırdı.

Vallahi benim kanıma göre sessiz toplum renksiz toplumdur.

Bunu gören bir boya firması da mesajı Tarkan’ ın ağzından seslendiriyor.

” Hayattan rengi alın, geriye ne kalır ki”