Akıllanmak, Kurbağalar,Erich Fried

İnsan cinsiyeti ve kaç yaşında olursa olsun zaman zaman önemsenmeyi ister. Benim bu konuda tek geçtiğim ( bu bir bahis deyimidir, at yarışı bahisçileri kullanır) cümle şudur.

” Yaşlanmadan akıllanmayı çok isterdim. *

Bu cümleden sonra karşınızdaki , bir az da size moral olsun diye, ” a siz zaten akıllısınız” der, siz de karşıdan gelen bu ortayı boş çevirmezsiniz

” Demek yaşlanmışım ” dersiniz. Verlecek cevap bellidir. Bu cevaptan sonra hem akıllı hem yaşsız (genç değil) olarak o gününüzü iyi geçirirsiniz.

Ben bütün ömrüm boyunca ne kendimi iyi ifade edebildim ne de yaptıklarımı.

Kendimi iyi ifade edemediğimi zaman zaman tanıdıklarımın cümlelerinden çıkarırım. Bana ” biz seni bu güne kadar …….. sanırdık bizi çok şaşırttın ” derler.( …. yere bencil, vurdum duymaz, kendini beğenmiş gibi kelimeler koyabilirsiniz.

Basketbol oynarken sayı gücü yüksek bir oyuncu idim. Bilmeyenler için söyleyeyim basketbolda skorer olmak pek kolay değildir. Hele benim gibi 14 yaşından itibaren gözlük takan ve spor hayatının son yıllarında, gözlükle oynamadığı için, skor boardu göremeyen ve  maçın kaç kaç olduğunu arkadaşlarına ve hakeme soran birinin sayı gücünün yüksek olması da çok görülen bir şey değildir.

Ama en çok şaşırtıcı olan herhalde  beraber oynadığımız ve maçlarda 3-5 sayı yapmamış olanların aradan 30 sene geçince kendisini seyretmeyenlere ” Sağdan aldım attım, soldan aldım attım” diye palavra atmalarının  yanında  ortalama her maçta 20 sayı atan benim, spor hayatımdan bahsetmememdir.

Minkeos’un gene kafasında ne var diye düşünenler için çok net söyleyeyim.

Benim bu kendimi ifade edemememin getirdiği sessizlikten korkuyor da değilim.

erich fried

 

Benim bu tipik davranışımı şu an ülkem insanlarında da aynen görmem. Bu beni üzüyor.

Özellikle egemen güçlerin benim ve benim gibilerin yaşam haklarına amansızca saldırmalarını kabullenemiyorum.

Ülkemdeki bazı baskılar beni çok rahatsız ediyor. Bazen düşünüyorum da şaka gibi geliyor.

” Çocuklar kurbağaları şakadan taşlarlar ama kurbağalar gerçekten ölür” diyor .Erich Fried (6 Mayıs 1921 Viyana doğumlu, Avusturyalı  şair.

Örnek olarak yaklaşık 15 senedir alkol almamama rağmen şu an hep içesim var.

Alkolun kötü olduğunu anlatabilmek için trafik kazalarını örnek verenlere hasta oluyorum.

Hele içkili yerlerin hepsinin kaldırılması için saldırı seviyesinde uygulamaları sürdüren  ülke yönetenlerin aynı zamanda 2020 Olimpiyatlarına talip olmasına herhalde bütün dünya bir tarafı ile gülüyordur. Tabii ki  eğer böyle bir şansımız olursa olimpiyatımız  Ayran, Osmanlı Şerbeti ve Şıra eşliğinde yapılan ilk Olimpiyat olarak tarihe geçecektir.

Ben de bu günden itibaren ülkedeki bütün bıçakların ve tabancaların toplatılmasını istiyorum. Bu suretle insanların, özellikle kadınlara yönelik infazlarına ve töre cinayetlerine  az da olsa bir faydam olsun.

Eğer bunu yapmayacaklarsa hiç değilse Bostancı- Pendik arası özellikle deniz tarafında konuşlanıp pijamaları ve göğüs kılları ile salıncak kurup et mangal yapan ve  kokularını yoldan geçenlere ileten erkekler ile çay demleyip börek poğça eşliğinde çayıra yatıp yiyen milletimin kadınlarını  da bir kanun çıkararak uyarınız. Yola sinen ızgara et kokusu kimbilir yoldan geçen kaç hamileye sıkıntı vermiş, belki de düşük yaptırmıştır.

Ancak ne yazarsak yazalım imam gene bildiğini okuyacaktır.

Çünkü

” Kötüden emsal olmaz” derler.

Hiç unutulmamalıdır ki kendi değerlerine göre yaşamazsan, başkalarının beklentilerine göre yaşarsın..

Artık kendim için bir beklentim yok ama  çocuklarım ve torunlarımı düşünüyorum da kalbim sıkışıyor.

” Yaşadığım falan yok, sadece ölmezden geliyorum”