Al Aşkını Ver Gönlümü, Schopenhauer.

Bu gün protest bir günümdeyim herhalde .

Bu bende zaman zaman oluyor. Bazen otobüse yardımsız binememeyi hiç dert etmiyorum bazen otobüsün arkasından eskisi gibi koşamadığıma çok hayıflanıyorum. Bu kelimeyi daha önce duymamış olan genç nesil için bir açıklama yapayım. Kaybedilen bir fırsat için üzülmek, yerinmek demektir. Yerinmek ise acınmak veya pişman olmak demektir. Arapçada böyle tek kelimeyle bir kaç manayı bir araya getiren çok kelime vardır. Bunların en önemlisi İz’an dır. İz’an, anlama yeteneğinin yanısıra, saygı, kendini bilme ve anlayışlı davranmayı da kapsar.

Blog yazma niyeti ile başladık Türk Dili ile ilgili seviyemizi aşan konulara girdik. Dedim ya bu gün biraz karışık bir ruh halim var diye. Canım Kalamıştaki eski Todori Meyhanesine gitmek istiyor.Hemen Marinanın yanı Yelken Klübünün karşısı. Orasının da hakkından geldiler şimdi İş Bankası Mensupları Lokali. Benim gençliğimde gece bahçesinin önünden geçerken çatal bıçak sesleri ve insan kahkahaları insana yaşadığını hissettirirdi. Her milletten seviyeli insanların alkol aldığı bu mekanda zaman içinde masalardan masalara kadehler şerefe diye kaldırılır birlikte kimseyi rahatsız etmemek şartı ile şarkılar söylenirdi. Beraber olanlar Türk, Kürt, Rum, Yahudi,Ermeni değil benim halkım idi. Bendim,bizdik.

Benim dünya görüşümü her fırsatta yazıyorum

1- İnsan Sevgisi

2- Allah Korkusu      ( 1. Maddenin olmaması halinde 2. madde geçerli değildir)

Bu 2 maddeye izninizle bir de ek yapmak istiyorum.

” Hayat dediğin cenazene (adam) toplayabilmektir”

Yani gelen sayısı değil adam sayısı önemlidir.

schopenhauer

Bu günden sonra yaşayacağım günlerin yaşadığım günlerden daha az olacağını bilen ben kalan ömrümü bu dünyada ve bu mantıkla değerlendirmek istiyorum.

Öbür dünya için yaşadığını söyleyenlere ise ruanda kabilesi kralının çok meşhur yorumunu hatırlatmak isterim.

”Beyaz adam geldiğinde elinde incili, bizimse topraklarımız vardı. birlikte kiliseler inşa ettik. sonra beyaz adam gözümüzü kapatıp, tanrı’ya hep birlikte dua etmemizi söyledi. gözümüzü açtığımızdaysa bizim elimizde incil, onların elindeyse topraklarımız vardı…”

”Herkes kendinde eksik olanı sever.” diyor Arthur Schopenhauer.

Ben artık fırsat buldukça dostlarımla beraber şarkı söyleyip iki kadeh atmak istiyorum. Çünkü biliyorumki gideceğiniz yeri bilmiyorsanız, vardığınız yerin de hiçbir önemi yoktur”

Yok biz sizi bizim istediğimiz gibi yaşatacağız ibadet camide içki evlerde olacak derseniz ben bu işte yokum.

Dinlerim  Yüksel Uzel’in en sevdiğim şarkılarından birini, bir elimde kadeh diğerinde salatalık hart hart yerim.

” Al aşkını ver gönlümü”