Alkol Tütün , Portatif Mescit, Bertol Brecht

“Mizahı olmayan bir ülkede yaşamak korkunçtur. ama, her an her şeyin mizahı gerektirdiği bir ülkede yaşamak, çok daha korkunçtur.”

Bunu ben söylemiyorum Bertol Brecht söylüyor.

brecht

 

Siyasi açıdan ülkenin yaşadığı sıkıntılar herkesin malumu. Ancak  bazı çevreler yaşanan kanlı kansız tüm üzücü olaylara rağmen içki ve sigara ile ilgili olarak hız kesmeden çalışmalarına devam ediyorlar.

Herkesin artık hiç şüphesinin kalmadığı ve neredeyse 100 yıla yaklaşan Cumhuriyet döneminde şimdiki iktidarın kendilerine uygulandığını iddia ettikleri haksız uygulamaları, günümüzün iktidarı tütün ve alkol enstrumanı  ve ülke insanlarını sağlığınızı düşünüyoruz yalanı ile misli misli geçmiş ve laik kesimi sokaklardan evlere sürme harekatına inanılmaz bir hızla devam etmektedir.

Sistemi o kadar basit  bir şekilde uyguluyorlarki hayret edersiniz. İçki ruhsatı olan yerleri devamlı denetleyerek kıldan tüyden nedenlerle ağır para cezaları uyguluyorlar ve içki ruhsatlarını yenilememek için bütün gayretleri gösteriyorlar. Yeni açılan yerlere ise zaten içki ruhsatı vermemek için yırtınıyorlar.

Güya yeni tasarıda kurallar biraz yumuşatılmış. Eski ruhsat sahibi yaşadığı veya işi devretmediği süre zarfında eğitim kurumları ve ibadethaneye yakın olsa dahi içki ruhsatları iptal edilmeyecekmiş.

Türkçesi şimdi evet dedikleri tasarıya uygun olarak biraz beklenecek ve bir şekilde bu iş sahiplerinin mekanlarının kendilerine devrini isteyecek yeni girişimciler ortaya çıkarılacaktır.

Peki ya şu an civarlarında ibadethane veya eğitim kurumu olmayan yerler ruhsat aldıktan sonra oralarda bir ibadethane açılırsa ne olacak

Ben de bu nedenle herkese yaptığım gibi bu değerli insanlara da hızlarını arttıracak bir öneride bulunmak istiyorum.

Önce 10-12 kişinin namaz kılabileceği bir kaç tane portatif mescit imal edersiniz ve bunları alkol ruhsatları olan veya olmayan  restoranlara yakın bir alanda konuşlandırırsınız. Bu suretle ruhsatı olmayanların ruhsat almasının önüne geçersiniz olanları da devrettirirsiniz olur biter.

Bildiğiniz gibi şu an  ibadethanelerin 200m yakınına kadar içkili yer açılamaz. Bir de bu kuralı 1km  ye çıkarıverirsen işlem tamamdır.Portatif mescidin 1 km civarındaki bütün yerleri içkiden arındırırsınız.

Mesciti, görevini yerine getirdikten sonra, demonte edip belirlenen yeni bir alanda tekrar kullanırsınız.Bu sayede maliyet tasarrufu da sağlarsınız.

Bu uygulama sonunda ne sokaklarda ne de herhangi bir mekanda içki içen kalmaz herkes evinde içer…

Ancak ülkemizin ille de Olimpiyat düzenleyeceğiz diye tutturanlarına uyarımdır. Gelecek misafirler alkol alır, onlara Ayasofya , Yerebatan ve camilerimizi  gezdirerek ve ayran içirerek 20 gün geçirtemezsiniz. Bence eğer ille de bizim dediğimiz olacak diyorsanız Olimpiyat başvurunuzu geri çekin. Yoksa zaten vermeyecekler madara olursunuz.

Alkolsüz ülke inadı neticesi, kendi evinin balkonunda bile, leblebi ile rakı içen kişiyi ,görünen yerde içemezsin, diye zora sokarsan bu uygulama ile ülkede kendilerini laik ve değerli gören bazı beklenti sahibi kişiler hayal kırıklığı yaşar.Bunların arasından da çatlak sesler çıkabilir.

Siz onlara boşverin!

Bunlar zaten sizin milletimiz dediğiniz grubun dışında kalan kişilerdir.

Bu  nikotinik sarhoşlara değer bile vermeye değmez.

“Eşeğe haddinden fazla değer verirsen kendini yarış atı sanırmış.”