Ayıp Kelimeler, Elması Meşhur, Çorapsız Olmaz

Bu gün hafta başı valla içimden ayıp kelimeli şeyler yazmak geliyor. Geçenlerde iktidarbaşı açıkladı.Ülkemizdeki 65 yaşın üzerindeki 7,5 milyon insan, ki bunlardan biri de benim, bundan sonra toplu ulaşım vasıtalarında ücretsiz seyahat edecekmiş.Bu karar alınırken siyasi çıkar falan düşünülmemiş. Balyoz davasından dolayı 18 yıl hapis cezası alan emekli orgeneral’imizin 3. defa olduğu kalp ameliyatı sonrası aynı gün gelen sağlık nedenli tahliye, Başbakan yaptığı hastane ziyareti de tamamen insani nedenlerden dolayı yapılmış. T.H.Y nın bazı hatlarında içki yasağının uygulanması bana annemle yaşadığım bir anımı hatırlattı.

Orta mektebe yeni başlamışım. Annemde o ara gazetelerin bulmacalarına merak sarmış. Bir gün okuldan geldim annem panikte, bir sorunun cevabını bulamamış. Ne o dedim ” Elması meşhurdur?” ” Amasya ” dedim. Dondu kaldı o elması lafını elması diye yorumlamış. Güney Afrika haritasını almış hiç bir şehrin adı bulmacaya uymamış. ” Neden olaya basit bakmadın?” dedim. ” Bilmem” dedi.

Bu olaya da  basit bakarsanız T.H.Y nin  iktidarın çizgisinde bir firma olduğunu görürsünüz. Başındaki adamın umre seyahatleri öncesi resimleri, özel bıyığı ne olduğunu bangır bangır bağırıyor.Resmen ülkemizdeki seferlerde içki içilmesini istemiyorlar. Her zaman yaptıkları işlemi gene uyguluyorlar. Önce küçük bir parça ısırıyorlar tepkiyi ölçüyorlar. Gelen tepkilere karşı yandaş basını devreye sokup olayı eğip büküyorlar. Bu tip olaylarda bence zeka sıkıntısı çeken karşı görüşlü görsel ve yazılı medya da konuya atlıyor. Sonra bir daha büyük parça ısırılıyor o sırada gündem değiştiriliyor ve işlem tamamlanmış oluyor. Bu konuda da, ülke içindeki  uçaklarda yaptıkları uygulama yerine, bir baktık olay T.H.Y kaç ülke uçuşunda içki vermiyora döndü. Bana ne ?.

Hostes giysileri ise ayrı bir komedi. Yahu ülkemizde 75 milyonun ne kadarı uçakla seyahat ediyor? Bir bakıyorsun hayatında Lunaparktan başka yerde uçağa binmemiş insanları bile bu konuda tartışırken görüyoruz. Hostes onu giyse bana ne bunu giyse bana ne . Beraber servismi yapacağız. Bu arada herkes bu gibi geyiklerle uğraşırken Başkanlık sisteminde iktidarbaşı için özel yapılmış elbisenin imalatı hızla devam ediyor. Bu kadar yıldır ” eli kanlı katiller ” olarak ilan edilenlerle muhabbet en üst seviyede. Yıllardır içerde oldukları herkes tarafından bilinip sadecedeğerli iktidar tarafından hatırlanmayan değerli üst rütbeli subaylara bir sevgi yumağı oluşturuluyor. Hastane ziyaretleri, olmaz bu kadar da uzun tutukluluk süresi geyikleri gırla gidiyor. Önceden eli kanlı olarak nitelendirilip dokunulmazlıklarının kalkması için girişim başlatılan ve meclisten atılması söz konusu olan B.D.P milletvekilleri şimdi ,Yeni Anayasa ve kanın durdurulması, amacı ile Canım Kardeşim sıcaklığında bir görünüm içindeler.

Valla kimse kusura bakmasın , bloğun başında ayıp kelimeli bir şeyler yazacağım demiştim ya. Şimdi yazıyorum .  İsteyen okumasın.

1979 yılında Anadolu’da kurulmuş olan bir Tesisimize Müdür olarak atandım. Yeni kurulan bir fabrika . Yeni elemanlar alacağız. Elemanları aldık çalışmaya başladık. O gün fabrikada görev yapanlar umarım hatırlamışlardır. Aralarından biri ilk defa işbaşı yapmış. Şimdi onun da torunu var hala görüşürüz. İlk maaşını almış, hayatında hiç karşı cinsle bir arada olmamış. Hemen şehrin genelevine gitmiş. Ne yapacağını bilmiyor. İkinci kata çık 204 nolu odaya gir demişler. Numara sizi aldatmasın küçük otellerde de aynı numara sistemi vardır. İkinci katta zaten 4 oda var, üçüncü kat ise yok.

Odaya girmiş ama ne yapacağını bilmiyor. Kimse yok. ” Soyunayım bari de zaman kazanayım ” demiş. Önce sadece iç çamaşırları ile kalmış sonra herhalde çamaşırı üstümde görünce kızarlar diye düşünüp onları da çıkarmış. Sadece çorapları için karar verememiş çıkarsın mı çıkarmasın mı? Tam o sırada kapı açılmış kadın içeri girmiş şaşırmış bu nasıl iş diye. Arkadaşımız hemen sormuş ” Abla, demiş çorapları da çıkarayım mı ?” Kadının cevabı çok net ” Ayaklarını mı sokacan oğlum ”

Ben bu günkü olaylarda durumumuza bakıyorum da, eğer hep bir tarafımıza bir şey girecekse

” Çorap olsa ne olur olmasa ne olur”