Bas Gaza , Almak ve Götürmek

 

Bu gün bayramın ilk günü

Parası olanlar Yurt Dışında , herhalde orada kurban fiyatları daha uygun

Daha az parası olanlar Yurt İçi TurlardaJEAN LUC GODARD

Çoğu vermiştir birine vekaleti , keyfine keyif katıyordur.

Nasıl eski camlar bardak oldu ise eski bayramlar da hayal oldu.

El öpmeler, çocuklara mendil şeker vermeler.

Daha sonra olaya bayram parası girdi.

Sonra da büyükler arası idrar yarışı

Ailede kim çocuklara en fazla bayram parası verirse o değerli oldu.

Ülkemizde o veya bu şekilde zengin ve varlıklı olanlarla fukaralık sınırında olanlar yanyana yaşıyor

Ne kadar huzurlu ne kadar  mutlu ben bilmem

Varlıklar  farklı ancak istek ve arzular aynı

İktidar da bunu destekliyor

Üç olsun, üç de yetmez beş olsun diyor.

Bas gaza bas gaza diyor.

Ailelerin bu nüfus artışını hangi parayla  karşılayacağı onların umurunda bile değil

Gaz ile ilgili olarak motor şanzıman ilgi alanlarında ama benzin deposu hiç umurlarında  değil.

Emekliler ise bayramda en düşünülen kesim

Maaşları  10-15 gün önce ödendi ve anında ihtiyaçlara harcandı.

Bu , gelecek maaşın  40-45 gün sonra ödenmesi demek  bu  ise yaşlı insanların o güne kadar mevcut para ile  geçinme zorunda kalacağını  peşinen kabul etmek .

Hayat parasız yaşlılar için zor ama biraz varlıklı olanları için de tehlikeli

Bakın Aydın ‘ da biraz varlıklı olduğu tahmin edilen yaşlı bir aile kurban parasını vermediği için hırsızlar tarafından evinin balkonundan atılıyor.

Erkek ölüyor hanım ağır yaralı

1940 lardan bu güne kadar oluşan yozlaşmayı sadece siyasi yapı içinde değerlendirmeyin

İnsan kalitesi ve davranışlarını gözden uzak tutmayalım.

Bizim çocukluğumuzda da mahallemizdeki insanların arasında daha düşük gelirli veya gelirsiz insanlar vardı. Mahalle sakinleri onlara yardım etmek için akşam olup havanın kararmasını beklerdi.

Şimdi marşlar eşliğinde makarna dağıtılıyor insanlar kuyruğa giriyor.

Sözü  Ülkü Aker  müziği  Selami Şahin’ e ait bir şarkı  bugünleri çok iyi ifade ediyor.

Boşvere boşvere ne hale geldik

Her yüze güleni biz dost bildik

Geçti yıllar bir su gibi

Neredeydik nerelere geldik

Bu şarkıyı 1950 lerden 2000 yılına kadar sadece siyaset değil İş Hayatı ve Eğitim bazında ülkede ileri gelmiş bütün kuruluşların bol bol tekrarlamasını istiyorum.

Tabii askerlerimizin de

Bizim,  gününü gün edip gelecek tehlikeyi hiç önemseden bir yandan küpünü doldurup diğer yandan birbirleri ile kavgalı ve küs,  hatta düşman olan değerli siyasilerimize  söyleyebilecek bir şeyimiz yok.

Çünkü bu duruma ülke içindeki eğitimli  , ki içlerinde ben de varım, kesimler de  gereken hassasiyeti göstermedi.

Hadi kendi aramızda anlaşamıyoruz bir noktaya gelemiyoruz bari başka ülkelerin aydınlarının tesbitleri bizi uyarsaydı.

Mesela

Fransız ve İsviçreli film yönetmeni  Jean Luc  Godard

“Bir şeyleri nereden aldığınız değil, nereye götürdüğünüz önemlidir.”  demiş

Kaale bile almadık , değişim ile ilgili hiç bir şey yapmadık.

Sonra bu günlere geldik.

Siz yapmazsanız başkası yapar

Siz de öyle arkalarından bakarsınız.