Bildiğini Yapmak, Kireç Kuyusu, Mc Gregor

Arada bir yazılarımda yazıyorum ama bütün yazılarımı okumayanlar olabilir diye tekrarlamakta fayda var.

Ben bu yazıları yazarken tamamen hafızadan yazıyorum. Bu işten para kazanmıyorum bu açıdan tam bir bitarafım.

Yaşım 70 e çok yakın olduğu için bir miktar hafıza kaybı veya olayları değiştirme olabilir. Ben bir süpermarkete arabayla gelip de sonra hangi kata veya numaraya arabasını koyduğunu tam hatırlamadığı için üzülenlerden de değilim. Hafıza sorunu bence’ Ben buraya araba ilemi geldim?’ dersem başlar. Geçen gün amerikalı kuzenimi yazdım. İlk tekzip ondan geldi. ‘Orda tek ayak oturup sallama’ diyor ’ Sen bana kemer falan almadın o zamanki pantalonlara kemer takılmazdı’.

Zaman zaman çocukluğumu anlatıyorum. Bu gün de öyle yapacağım. Amacım insanları biraz tebessüm ettirebilmek. Çünkü biz garip bir milletiz. Çocukluğumuzu yaşarız ama büyüyünce kendi çocuklarımıza sadece örnek olayları anlatırız. İçip içip yerlere yatılan, annenizin günler için aldığı sayılı sigaraları araklayan çocukluk hiç anlatılmaz.

Ben 14 yaşına kadar Üsküdarda yaşadım. Oturduğumuz mahalleye bir aile taşındı. Sokağın en görkemli 3 katlı evine taşındıkları, bir de Ankaradan geldikleri için , mahalleye cumhurbaşkanı gelmiş gibi itibar gördüler. Bir de çok güzel kızları var yaşı belli olmuyor. Mahallenin bütün çocuklarının gözü kızın penceresinde. O sırada bizim sokakta bir inşaat var. Bu nedenle bir kireç kuyusu açılmış. Epey büyük bir çukur. Bende boy uzun bacak uzun ya kız her pencereye çıkışında çukurun öbür tarafına sıçrıyor ve ’ işte budur ‘ ifadesi ile kıza bakıyorum. Kız da gülümsüyor.

Ben işi yoluna soktuk düşüncesi ile tebrikleri kabul etmeye hazırlanırken kızımız gündüzleri el arabası ile karpuz satıp geceleri Şemsi Paşa Lunaparkında kaleci duran birine kaçtı.

Daha evvelki karşı cins ilişkileri sırasında zaten mutsuz olan ben bir kere daha yıkıldım. Çünkü o zamanlar ilişki sadece birbirine göz süzüp yan yana yürümekti. Bunun yapılacağı yer Üsküdarda sadece Şemsi Paşa-Çiftekayalar arasıydı ve doğal olarak kızın ağbileri de o yolu kullanıyordu. Ben çok dayak yemedim uzun bacaklarım orada işe yaradı.

Aradan bir kaç yıl geçti. Ben Yıldız Milli Basketbol takımına seçildim. O ara Türkiyeye seminer vermek üzere Mc Gregor diye bir antrenör geldi. Bir gün bizim idmanımıza getirdiler. ’ Herkese bir top verin’ dedi.’ Serbest oynasınlar’ Oynadık. Sonra bizi topladı ’ Hepinizi izledim’ dedi. ’ Biz Amerikada oyuncuya top verince o kendi yapamadığı hareketleri çalışır siz en iyi yaptığınız hareketleri çalışıyorsunuz’.

Siz şimdi benim buradan hareketle bu günkü yöneticilere mesaj vereceğimi zannediyorsunuz herhalde.

’ Benim yolum doğrudur, bildiğimi yapmaya devam edeceğim demeyin  beceremediğiniz konularda sizi uyaran  insanları anlamaya çalışın, sanki Türkiye sadece sizinmiş gibi davranmayın ‘  diyeceğimi bekliyorsunuz.

Daha çok beklersiniz.  Dizilerden birinde bir Küçük Osman vardı. Babasının Alman sevgilisine ’ Avucunu yala ’ demişti ’ ustüne bir bardak lıkır lıkır su iç’

Ama ben demesemde diyecek birileri bulunur.

Hiç merak etmeyin