Çamlıca, Kombine bilet, Ovidius

Bugün Yılbaşı  ama ben bu yılın  son yazısını gene de dün yazmaya başladım. Bunun iki nedeni var

1-Yazacak hiçbirşey bulamayabilirim

2- Yazıya başlamamla bitirmem bir olabilir.

Bu arada unutmadan

Yılbaşı sofranızın sağlıklı olması çok önemli.

Mayonez yerine yoğurtla yapılmış mezeleri tercih edeceksiniz.Fava,humus,kısır gibi karbonhidrat ağırlıklı mezelerden kaçınacaksınız..

Ana yemeğiniz ille de iç pilavlı hindi veya kuzu kavurma olmayabilir. Izgara veya fırında pişirilmiş et veya balık da uygundur.

Çerez olarak badem,şamfıstık ceviz ve kuru meyve yakışır.

Valla bunları kim alıp yiyecek derseniz onu ben bilmem bu medya ile başbakan arasındaki bir konudur. Her gazete buna benzer menüler veriyor.

Ama bakarsınız sayın Başbakan her konuda yaptığı gibi ” Böyle yemeklerde bulunanlar ve bunları yazanlar benim milletimden değildir, gitsinler o ülkelerde yaşasınlar” diyebilir. Son zamanlarda kendi ile aynı düşünceye sahip olmayanları memleketten uğurlamak gibi bir yanlışın içindedir.

Ben de aslında merak ediyorum  bu yazı nasıl devam edecek diye.

1999 da Yüzme havuzlu evimin bulunduğu sitenin yöneticisi idim ve en önemli kararı site sakinlerinin onayından geçirmiştim.

” Sitemizde sabah saat 11 den evvel içki içmek yasaktır”

Sabahın 9 unda elinde bira şişesi ile havuza atlayanları binbir dümenle bu huylarından vazgeçirmiştik.

Benim yaptığım yöneticilik bana lütfen inanın şu günkü iktidardakilerden daha zordu.

Bunun en önemli nedeni benim dediklerimi yapmayanlara mani olacak güvenlik güçlerim ve biber gazım olmadığı gibi bir de olayları istediği gibi eğip büken hatiplerim de yoktu.

Şu anda belki biliyorsunuzdur Çamlıcada bir çok ,içki ruhsatı olan, güzel ve büyük restoranlarda içki içemezsiniz gelip kulağınıza özür dilerler. Aslında yasal olarak hiç bir zorluk yoktur. Gene orada yapılan yeni büyük sitelere bakın, milyon $ lık evlerin olduğu sitelerde yüzme havuzu bulunmaz.

Yeni yapılan şaşaalı reklamlardaki sitelere bakınca aklıma futbol maçlarındaki kombine biletler geliyor. Orada da sene başında kombine biletler satışa çıkar ve değerli taraftarlar tarafından satın alınır. Siz herhangi bir maça gitmek isterseniz bütün iyi yerler kapatıldığı için ya bir sütunun arkasında kalırsınız ya da aşağı kattan futbolcuların sadece poposu ile kalçalarını görürsünüz.

Ortasından gemi geçen siteler, saraylar sizin için yapılmamıştır. Sahipleri paralarını yastık altından çıkarırlar ve zevkleri için harcarlar. Siz de benim de param var ille de bu evlerde yaşayacağım derseniz futbol maçındaki gibi bir yer verirler.

Ben yazımın başında bahsettiğim 1999 yılında Bursada bir şirkette Genel Müdürlük yapıyordum 2004 yılında kendimi hastalık ve sıkıntı ile uğraşan bir ahçı olarak buldum. 2 yaşında elime gelen küçük torunum şimdi 11 yaşında , Büyük torunum benden daha kalıplı, uzun giyim eşyalarıma ve tabiiki artık giyemediğim ayakkabılarıma ortak. Her yılbaşı gelecek yıl daha iyi olacak diyordum olmadı. Ama bu sene çok iddialıyım olacak. BEN OLACAK DİYORSAM OLACAK.

İhtiyacım olan 2 şey var. Birincisi şans. Size bununla ilgili olarak M.Ö 43 de doğmuş olan Romalı şair Publius Ovediustan bir deyiş aktaracağım. 

”Şans her zaman güçlüdür. yeter ki bir oltanız olsun, en bereketsiz gölde bile bir balık olacaktır.” diyor usta.

İkincisi cesaret. Bu konuda da bir deyiş Goethe’den gelsin.

”Mal kaybeden, bir şey kaybetmistir, onurunu kaybeden birçok şey kaybetmiştir. Fakat cesaretini kaybeden her şeyini kaybetmistir.”

Yeni yılın hepinize şans ve cesaret getirmesini dilerim