Çayda Çıra

Hayatta el becerisi olanlara hep gıpta etmişimdir.

Herhalde bu konuda çok beceriksiz olduğum için.download

Mesela çocuklukta çok yapılan şeytan uçurtmaları vardı.

Herhangi bir kağıttan yapılır, arkasına kuyruk takılır ve uçurulurdu.

Uçmayan tek uçurtma benimki olurdu.

Balık tutma yaşına gelince Üsküdar’da arkadaşlar ile Şemsi Paşa ya balık tutmaya giderdik.

Önce midye çıkartılır sonra kırılır ve içi biraz bekletilip kurutulduktan  sonra itina ile oltanın iğnesine takılırdı.

Oltalar suya atılırken sadece benim yemim daha yolda iken iğneden ayrılıp yolda kafasına göre takılırdı.

Basketbol oynarken de sadece sağ elimi kullanmaktan kaynaklanan değişik bir sıkıntım vardı.

Sağ elimle topu 25 metre ileriye fırlatabilirken sol elimle attığım top rahmetli Zeki Müren’in ” Kahrol Düşman ” lafının tadında olur 3 metre gitmezdi.

Bu gün bile sol elimdeki diş macununu sağ elimdeki dış fırçasına denk getirememem.

Ancak kendime de fazla haksızlık etmek istemiyorum.

Benim bu özürlü gibi duruşuma benzer davranışlara sahip o kadar insan var ki ülkede.

Ancak onlar ya bunun farkında değil ya da önemsemiyor.

Hala insanlara sanki kendileri sağlıklı imiş gibi davranıp bir de ayar vermeye çalışıyorlar.

Hem sosyal hayatta hem siyaset arenasında.

“Ben yılanı eğitirim hem de samanlıkta ona çayda çıra oynatırım” kafasında olan bu insanlar insafsızca aynı duruşlarını devam ettiriyorlar.

İnanın kafam çok karışık