Cehaletin Sınırı,MarkTwain

Lütfen bağışlayınız ama şu anda ülkemizde beni iki şey fevkalade rahatsız ediyor.

1- Cep Telefonu Teknolojisi

2- İnsan kalitesi

Cep telefonu Teknolojisi sanki bizim gibi az gelişmiş veya kibarcası gelişmekte olan ülkeler için geliştiriliyor sanırım.

Amerikalı kuzenim Türkiyeye geldiğinde Ana caddelerde asfalt üstünde giden bu kadar çok cipi görünce şaşırmış ” Herhalde buradakiler bizden zengin, siz filmlerdekine inanmayın Amerikada cipler genellikle ihtiyaca uygun olarak kullanılır” demişti.

Cep telefonunda da durum aynı evvela bankalar sokaklarda insanlara kart dağıtıyor. Daha sonra özellikle AVM deki yüksek kar marjıyla çalışan dükkanlar alınan mala +6 taksit yapıyor. Böylece 800 liralık telefonun aylık ödemesi 60 lira oluyor. Benim kahraman insanlarım da o mala 60 öbür mala 50 bir başka mala 80 lira aylık taksit öderken durumu anlıyor ama keyiften vazgeçemiyor.

Tabii bankalar insanları bitirmek için bir de kredi kartı limitlerini devamlı arttırıyorlar yeni kart vermek isteyen bankalar da işin kaymağı. Gelirleri yetmeyen insanlar kredi kart limitlerinden kullanıyorlar. Sonra nemi oluyor Ayşe, Fatma Hayriye Hadi Çiftetelliye.

Adam sabah erken saatte evinin kapısından çıkıyor, telefon çalıyor. Evde, başbakan talimatıyla,  daha önemli  işleri var herhalde konuşma fırsatları olmuyor.

Dünyanın % 50 si hayatında hiç telefonla konuşmamıştır. Bizimkilerin ise ne konuştuğu belli değil.

Bir de devamlı gelişen teknoloji. İki lafı bir araya getiremeyen insanlar internette sörf yapıyor. Normal hayatta, eğer o insanların %30 u değil sörf yapmak yüzme biliyorlarsa ben bu günden sonra yazanlık yapmam. Su üstünde batmayacak şekilde durabilenler kendini yüzme bilen diye tanımlıyorsa bilemem.

İkinci konu ile ilgili olarak kastetmek istediğim ilk husus eğitim kalitesi. Her ne kadar 8 yıl okumak mecburi ise de bir şey öğrenmek kesinlikle mecburi değildir.

2008 yılı verilerine göre ülkemizde hala %14 oranında okuma yazma bilmeyen vardır. Bunların arasındaki erişkinler her seçimde oy kullanır.

Ancak esas tehlike eğitimsiz okur yazardır.

Bilgi ve kültür isteyen yarışmalar dışındaki şans ve tahminlere dayalı yarışlarda boy göteren yarışmacilara bir bakın. Hiç korkmadan, eşine dostuna rezil olacağını düşünmeden bu tip yarışmalara katılanlara en güzel yorumu Goethe yapmış

Cehaletle deha arasındaki gerçek fark nedir biliyor musunuz? Dehanın sınırları var cehaletinse hiçbir sınırı yoktur.

“dünyanın en tehlikeli hali, cehaletin örgütlü eyleme geçme halidir.” 

Bir de bu tip insanların en büyük özelliği  eğitimi ve eğitimlileri önemsiz saymasıdır.

Nietzcshe bunu görmüş ve değerli insanlara moral vermiş.

Ne kadar yükselirsen o kadar küçük görünürsün uçmak bilmeyenlere..

Bu gün biraz ete süte çalındık. Yarın daha lay lay lom bir yazı yazarız inşallah.

Ancak bu günkü yazımdan memnun olmayıp cevap vermek isteyenlere ben değil başka bir büyük ustaMark Twain  cevap versin

“ağzını kapalı tutup aptal görünmek, ağzını   açıp tüm şüpheleri ortadan kaldırmaktan iyidir.”