Diş Fırçası

Bu gün insanların aklı ile ilgili yazmak istedim.

Yazının odağındaki kişi ise benim.download

Kendi akılsızlıklarım için sizlerden biraz hoşgörü rica ediyorum.

Aslında durumuma tam da akılsızlık denemez.

Chuck Palahniuk’ un bir tespiti var.

” Şaşılacak kadar çok aklım olmalı! Bazen, haftada bir kez aklımı başıma toplamam gerekiyor.”

Sanki beni anlatmış.

Neyse

Bu konuda söyleyebileceğim ilk şey Fenerbahçe’ de basketbol oynamış olmama rağmen  G.Saray taraftarı olmamdır.

Fenerbahçe’ de spor yaptığım için kulübün doğal üyesiydim.

Spor hayatımın sonunda G.Saraylıyım diye kartımı kulübe iade ettim.

Epey okuryazar olduğum için kulüpte kalsam belki de önemli görevler alabilirdim.

Şimdi arkadaşlarım beni misafir olarak kulübe davet ediyorlar ancak gitmiyorum.

Kulüp arşivindeki resimlerimle idare ediyorum.

Akılsızlığım ile ilgili bir ikinci örnek gene basketboldan.

Ben Türk basketbolunun 131. Milli Takım oyuncusuyum.

Kartımın numarası buydu ve üstünde şöyle yazıyordu.

“Bu kart sahibi ömür boyu bütün Basketbol maçlarına serbest girebilir.”

1980 yılında Bozüyük’te çalışıyordum.

İstanbul’a gelince bir F.Bahçe  G.Saray maçına gitmek istedim.

Bilet kuyruğu neredeyse Radyoevine kadar uzamıştı.

Artık bu kart geçmiyor dediler bilet istediler.

Bozüyüğe dönünce Federasyonu aradım.

Doğruladılar.

Spor ve Sergi Sarayı sadece 4.500 kişi aldığı için , yanlış hatırlamıyorsam, en az 50 defa milli olma şartını getirmişler.

Telefondaki kişiye, ki zannediyorum adı Erol’ du.

” Bizim oynadığımız zamanlarda yılda yapılan maç sayısı 4-5 ti. Nasıl 50 defa milli olacaktık. O zaman bizim için ayrı bir gişe açın. Bari kuyruğa girmeden  bilet alıp girelim ” dedim.

” Mümkün değil ” dedi.

” O zaman iyi dinle. Cart diye duyduğun ses yırttığım karttır” dedim.

Mark Twain’de sanki beni anlatmış.

” Herkesin diş fırçası vardır ama dişlerini fırçalamaz bazıları. Akıl da böyle işte; hepimizde var ama kimi kullanmamakta ısrarlı”  diyor.

Vız gelir tırıs gider.

Şu an kartlarım yok ancak beraber forma terlettiğim arkadaşlarım, dostlarım hala yanımda.

Az bile yaptım.

Aklımı seveyim.