Dost, Gurur Giysisi,Michel de Montaigne

Bu Pazar gününü günü dostluk ve arkadaşlık konusuna ayırmak istiyorum ama ondan önce, ben filozof oldum adım da MİNKEOS diye böbürleniyordum ya,  William R. Lewis’in  filozof tarifi beni düşündürdü.Ona göre ’ Filozof, kendisinin karşılaşmadığı sıkıntılar hakkında başkalarına tavsiyelerde bulunan kimsedir.’

Bu durumda ben yarım filozof oluyorum çünkü benim özdeyişlerimin bir kısmı yaşadığım olaylardan kaynaklanmakta.

Bana sorarsanız eğer dost ve arkadaş sayımızı arttırmak istiyorsak üstümüzden gurur giysisini bir çıkartmamız lazım . Gurur, kibir özel tabirle burnubüyüklük dostluğun önünde bence en büyük engel. Olaya sadece kendi yönünüzden bakmamak lazım. Arkadaş veya dostların da kusursuz olduğunu da kabul etmek te safdillikten öteye geçmez.

” Gurur koltuk değneği gibidir; insanı yükseltebilirse de boyunu uzatmaz” diyor Michel de Montaigne (d. 28 Şubat 1533 – ö. 13 Eylül 1592), 16. yüzyıl Fransız yazarı.

Ancak her filozofun dostlukla ilgili değişik uyarıları var. Örnek vermek gerekirse Demokritusinsanların kişiliklerini değerlendiriyor ve bizlere hemen biriyle dost olmanın yaşatabileceği problemleri dikkatlere sunuyor

” Bize dost görünen birçok kişi gerçekte dost değildir, bize düşman görünen birçok kişi de gerçekte düşman değildir ”.

Bir de işaret ettiği başka bir durum var

” Mutluyken dost bulmak kolaydır, mutsuzken dost bulmak alabildiğine zor.”

Socrates de dostların arkadaşların cahil olmasının verdiği sıkıntılara işaret etmiş

” Cahil insan kendinin bile düşmanı iken, başkasına dost olması nasıl beklenir ” diyor.

Büyük usta için yahu amma ağır konuşmuş diyenler varsa bir de

Mark Twain’ i dinleyin. ” Eğer aç ve kimsesiz bir köpeği alıp bakar ve rahata kavuşturursanız sizi ısırmaz. insan ve köpek arasındaki temel fark budur”

Peki bu kadar ince eleyip sık dokursan fazla dost bulunurmu dersiniz?

Buna da Nietzsche şu cevapı veriyor ” Kaybetmeyi göze alamayacak kadar az dostum var.”

Kafanız karıştı değilmi. Valla benim de karıştı. Gerçek dostu nasıl bulacağız. Bloğu böyle de bitiremeyiz. Ortaya bir karışık ızgara yapalım,muhakkak bu yazacağım özlü sözün bir sahibi vardır ama ben bilmiyorum.

” Gerçek dostlar, iyi günlerimizde, davet edince sizi ziyaret ederler, kara günlerimizde davetsiz gelirler.”