Emekli maaşları, İri Yumurta , Voltaire

İktidarbaşı kendi işine bakacağına gene bizim gece hayatımızla ilgilenmeye başladı. Bundan önce 3 çocuk isteyen, kürtajı lanetleyen konuşmalarını ” Artık 3 çocuk yetmez 5 çocuk lazım yoksa emeklilerin maaşlarını ödeyemem ha ”  ya çevirdi.Tabii bizim az ahlaklı, az şerefli çok yanlı medyamız da hemen durumdan vazife çıkardı, yazılı ve görsel basın sazı eline aldı.

Dün akşam değerli bir gazecimiz televizyonda 4 öğretim görevlisi ile bir program yapıyordu. İkisi konunun lehinde 2 si aleyhinde görüş bildirecek.

Ben bu akademik kariyer sahibi olan kişilerin ağdalı konuşmalarına hasta olurum. Konuyu kendilerini izleyenler için mümkün olduğu kadar basit ifade etmek yerine, bak bende ne kalite var herkes görsün formatında ağdalı ve ilmi anlatmaya bayılırlar. Bilinen fıkradır.

Böyle bir değerli profesörün yolda karnı acıkmış. Karşıdan da bir simitçi geliyor. Ona yaklaşmış ve ” Simitçi bey, acaba rica etsem bana oradan bir simit lütfedebilirmisiniz,çok rica ediyorum” demiş. Simitçi de ‘’ Ne ağlayıp duruyorsun ağbi paranla almayacanmı?” diye cevap vermiş.

Dünkü programı ben size kısaca aktarayım. Türkiye de daha varlıklı kesimin oturduğu batı bölgelerindeki ailelerde çocuk sayısı 1 in altında iken daha az varlıklı doğu bölgelerinde çocuk sayısı 4-5 tane imiş. Ancak sağlıkta yapılan son hamleler sonucu bizim gibi ihtiyarlar 60 yaşında ölmediği için 20 sene sonra emekli maaşları bile ödenemiyebilinirmiş ( amma zor yazdım).

Bu nedenle çok çocuk yapmak gerekli imiş bu amaçla bir de teşvik uygulaması yapılacak çocuk yapanlara aylık 300 T.L verilecekmiş.

Burada bizim çocukluğumuzdan bir horoz tavuk fıkrası anlatmak şart oldu. Tavuklar kendi aralarında konuşuyorlarmış, bir tanesi ” Benim kocam aslan gibi, en çok yemi bize veriyorlar  kümesin en iri yumurtasını ben yumurtluyorum” demiş. Öteki tavuk da ” Ben kocama sordum o kadar yem için kıçını yırtmaya değmez dedi” diye cevap vermiş.

Konunun aleyhinde konuşan akedemisyen bu gün gençlerin ortalama eğitim süresinin 6,5 yıl olduğunu ve  bu eğitim imkanı ve seviyesi ile zaten yeterli miktar ve kalitede iş bulunmadığını aylık verlecek 300 lirayla fıkradaki tavuk gibi batı bölgelerin de kimsenin kıçını yırtmayacağını ancak geliri düşük bölgelerde çocuk sayısının artacağını onların da bir katma değer yaratmayacağını söylüyor.

Buna karşılık çok çocuk yapmak lazımdırı savunan değerli akademisyene baktım da içim acıdı. Devamlı ama 25 sene sonra genç nüfus yaşlıları besleyemeyecek diyor ama hiç bir savla destekleyemiyor.Ancak çok düzgün bir profesör olduğu belli. Aklıma Voltaire’nin bir deyişi geldi.

” Aklından nasibini almayanlarla geçinebilmek aklın zaferidir.” diyor usta. Bu değerli akedemisyen dostumuz sanki aklın zaferini elde etmek için oraya gelmiş oturmuş.

Bu günkü bir gazete haberi ona savunduğu fikrin ne kadar dayanaksız olduğunu gösterdi.

” Amasya’da kızını evlendirmek üzere anlaştığı aileden bir ineği peşin alan baba kızı evlenmeyi reddedince baskı yaptı”

Verin parayı satsınlar çocuğu kapsınlar ineği