Eşek ve Semer

İnsanların belirgin bir özelliğini bu günkü yazıma konu olarak almak istedim.

Bu konu insanın tahammülsüzlüğüdür.download

Doğduğu gün başlar tüm hayatı boyunca sürer.

Enstrümanları da hep aynıdır.

Bunun başında güç gösterisi gelir.

Mesela bebek yaşlardaki bir çocuğun elinden bir başka çocuğun oyuncağını almak istediğini düşünün.

Karşısındakinin gücünü falan hiç düşünmez.

Hemen tekme yumruk dalar.

Geri alır almaz bu ayrı konu.

Biraz daha büyüyünce kendisine yapılan saldırıları karşılama şekli biraz değişir.

Gücü yetmezse salya sümük annesine gider.

Veya arkadaşlarını toplar karşısındakine takım halinde saldırır.

Neden gene tahammülsüzlüktür ancak uygulamaya yavaş yavaş akıl girmiştir.

Sonra büyür

Kendisine yapılan eleştiriler sopayı eline alıp gelene gidene çalınma şekli ile çözülecek durumdan çıkar.

Aslında bu eleştirilerde çoğu zaman haklılık payı da olmaya başlar.

Çok bilinen bir özdeyiş var.

” Bir insan sana eşek derse umursama , ama on kişi birden senin bir eşek olduğunu düşünüyorsa , git kendine bir semer al.”  derler.

Alır mı?

Almaz

Bazı eleştirilere tahammül eder ancak kabul ederken bile cümlesine ” Ama ” diye bir savunma cümlesi ekler.

Fakat herkes bilir ki ama diye başlayan cümlelerdeki önceki kabuller yok hükmündedir.

İşte insan dediğimiz oje budur.

Özgürlüğünden vazgeçmeyen , kuyruğunu hep dik tutmaya çalışan bir yapı.

”  İnsan özgürlüğe mahkumdur ”  diyor  Jean Paul Sartre.

Kimse kusura bakmasın ancak ben buna katılmıyorum.

Çünkü görüyorum ki

İnsanların çok büyük bir  kısmı günümüzde maalesef sırtlarında  hala semer ile dolaşıyor.