Eski Filmler

İki gün sonra referandum.

Bu nedenle bu gün gene herkese mutluluk verecek bir yazımı paylaşmak istedim.

Ancak nedense olaylara bakışım farklı üslubum değişik oluyor.

Bu yaştan sonra biraz böyle olmam aslında beni de şaşırtıyor.

Eceli gelen Ai cami duvarına şaaparmış ya .

Kafa kağıdı eskidi ondan mı acaba.

Ele almak istediğim konu dengi dengine beraberlikler.

Eski Türk filmlerinin tam tersine.

O filmlerde genellikle babası fabrikatör olan zengin genç fabrikada işçi olarak çalışan kıza aşık olurdu.

Bunun tam tersi olan filmler de vardı.

Ancak kızın babası ya gence para teklif eder veya adamlarına dövdürürdü.

Filmin sonunda deniz gören bir çayır bulunur erkek bir yandan kız diğer yandan bilinen bir koşu yapar, o zamanlar öpüşmek yasak olduğu için , yanak yanak yapılırdı.

Bir de erkek kızı havaya kaldırıp kendi etrafında döndürür film biterdi.

Sonra !!!

Ne yiyip ne içtiler nerede oturdular?

Mutlu kalabildiler mi?

Bu filmin kapsama alanına girmezdi.

Gerçek hayatta bu mümkün değil.

Ülkede zengin ve statü sahibi ailelerin evlilik törenlerine bakın.

Damat ile gelin karbon kopya gibi.

Biri Amerika’da okumuş diğeri Fransa’da .

Aksi olmaz

Kuru Temizleme Dükkanında çalışan kızı gelin olarak almazlar.

Hele kızları bir şoför parçasına tutulsun.

Doğru Viyana’ya eğitime gönderirler.

İlle de denk olunacak.

Günün gençlerine moral olsun diye söylüyorum.

O ailelerin çocukları sizin kadar mutlu olamazlar.

Çünkü para ve statü denkliği mutluluk getirmez.

Önemli olan gönüldür.

Bunu ben değil Fransız yazar Sebastien-Roch Nicolas Chamfort söylüyor.

” Denk olmayan birleşmelerin en kötüsü gönüllerinkidir.” diyor Usta.

Şu an gönlü denk olan her yaştan sevgililere sevgilerimi gönderiyorum.

Mutluluklari daim olsun.