Eşler ve Gelecek

Literatürde  feminizm diye bir kavram var.

Feminizm, kadınların haklarını tanıyarak bu hakların korunması amacıyla eşitsizliklerin ortadan kaldırılması için bir mücadeledir.  Sosyoloji, politik akım ve etik alanlarından oluşur, temeli kadın özgürlüğüne dayanmaktadır.download

Feminist olarak tanımlanan insanlardan biri bence kantarın topuzunu biraz kaçırmış.

1855 – 1924  tarihleri arasında yaşamış bir İngiliz romancı Marie Corelli

” Hiç evlenmedim, çünkü buna ihtiyaç duymadım. Evimde bir kocanın yerini tutacak üç hayvanım var: Sabahları hırlayan bir köpeğim, öğleden sonraları küfreden bir papağanım ve akşamları eve geç gelen kedim.” demiş.

Bundan 150 sene evvel yaşamış kedi köpek ve papağanların bugünkülerden farkı var mı bilemem ancak

o günün insanının , değerli yazarın söyledikleri doğru ise, bu günkünden biraz daha farklı olduğunu söyleyebilirim.

Ona göre o günkü kocalar sabahları hırlıyorlar, öğleden sonra küfür ediyor akşamları ise eve geç geliyormuş.

Ya  o günün erkekleri  kadınlar için ne düşünüyor derseniz

1856 – 1950 arasında yaşamış  İrlandalı yazar  George Bernard Shaw ise bakın kadınlar hakkında ne düşünüyor.

” Bir kadın, bir koca buluncaya kadar geleceği konusunda endişelidir. Bir erkek ise ancak bir kadınla evlendikten sonra geleceği konusunda endişelenmeye başlar.”

Yuh yani !

 Benim anladığım şudur.

İnsan garip bir mahluk.

Cahili de eğitimlisi de

Geçmişte birbirinden bu kadar şuur altında nefret eden iki cins isek

Bu gün yaşanan bu kadar mutlu evliliği nereye koyacağız?

Eski  ve yeni neslin acaba hangisi yalancı ?

Vallahi aklım karıştı.