Güvensizlik, İZM’ler,Konfüçyüs

Günlerdir ırkçı, faşist, ulusalcı gibi lafların havada uçuştuğu anadilde savunma hakkı verilsin mi verilmesin mi diye devamlı tartışıldığı gündemden bana gına geldi. Yahu adam kendini kürtçe savunsa ne olur savunmasa ne olur sanık savunacak hakim anlamayacak. Kaç tane kürtçeye bihakkın vakıf hakimimiz var? Gene sanıkla hakim arasında futbol maçlarındaki gibi bir tercüman olacak eskiden hakimin söylediğini sanığa tercüme ederdi şimdi sanığın söylediğini hakime tercüme edecek. Aziz Yıldırımın tercüman Samet’i gibi biri gene ön planda olacak.Bilmiyorum onun yaptığı tercümenin doğru olup olmadığını hangi tercüman onaylayacak.

Tabii iktidarbaşı da ellerini ovuşturarak ana muhalefet partisindeki gelişmeleri izliyor.

Bence ana muhalefetin son günlerde yaşadığı en büyük sıkıntı seçmenlerinin güvenini kaybetmesidir.” Güvensizlik başlayınca dostluk kaybolur.” diyor Yunanlı filozof  Epicure .

Belki inanmayacaksınız sevgili okurlar ama ben bu İZM lerin hiç bir halta yaramadığını daha 14 yaşında Bulgaristan seyahatimde keşfettim. Sosyal-İZM in uygulandığı bu ülkeye maça gitmiştik. Biz ve bazı deve tüyü paltolu ensesi kalın kişiler beraber otelde kahvaltıda francala ekmek yerken hemen pencereden gördüğümüz fırının önünde esmer ekmek almak için sade vatandaş kuyruğa giriyordu. 19 yaşında gittiğimiz Arnavutlukta  tercümanımıza ikram ettiğimiz portakalı o yemedi çocuklarına götürmek için cebine soktu. Herkesin çok yakından tanıdığı Kapital-İZM için ise ne söyleyeyim bilmem.

Bana göre hangi izm içinde olursanız olun sorunun kaynağı insandır. İzm’ ler den menfaatleri olan bu kişilere bir de din istismarcılarını eklerseniz düzgün ve dürüst insanları insafsızca sömüren menfaat gruplarının tümünü görürsünüz.

Benim her fırsatta dile getirdiğim gibi düzgün insanda sadece şu vasıfların olması yeterlidir.

1- İnsan Sevgisi

2- Allah Korkusu ( 1. Maddeye uymayan insanlar için geçerli değildir.)

Peki şimdi ne olacaktır. Ana muhalefet bölünecekmidir?

Kimse hayal görmesin. Partilere yapılan yardımın belediye seçimlerinin yapıldığı yıl 2 , genel secim yapıldığı yıl 3 misli artacağı bir dönemde , İş Bankası getirileriyle birlikte paranın havalarda uçuşacağı önümüzdeki günlerde partiden maaş alan veya parti sinerjisi ile nemalanan ve bununla  hayatını sürdüren bu kadar çok kişinin barındığı ve muhalefetin kendilerine yettiğini artık kanıtlayan insanların hiçbiri bu mamayı diğerlerine bırakıp , bence, partiden ayrılmaz. Bir kaç münferit ayrılma olabilir.

Zaten parti bölünürse ,bir de seçim barajının da %10 dan %7 ye düşürülmesi halinde, iktidar dışında mecliste en fazla %15 oy alan küçük partiler oluşacak ve iktidarın ekmeğine yağ sürülecektir..

Konfüçyus’a kulak verelim.

”ya bir yol aç, ya bir yol bul,yada yoldan çekil ” diyor
Konfüçyüs ( Asıl adı Kong Qiu’dir) adı   Çinli filozof, MÖ 551 – MÖ 479 tarihleri arasında yaşadığı sanılmaktadır.

Bana göre gün yoldan çekilmek değil yol bulmak veya yeni bir yol açma zamanıdır.

Muhalefet parti yetkililerine son bir uyarı da Demokritus’(MÖ 460-370) dan gelsin.

”Yapmadan önce düşünmek yaptıktan sonra yanmaktan iyidir.”