Halimiz İtten Beter, Keyfimiz Paşada yok

Bu gün yazımın çıkış noktasını A.B.D olarak belirledim. Biz A.B.D yi ülkemizde özellikle kötü yanlarıyla çok yaderiz ancak ondan da vazgeçemeyiz. Ben de 1960 yıllarda yurdumuzu ziyaret eden 6. Filonun askerlerini Kabataştan denize atan üniversite gençliğinin içinde değildim ama gecesinde Galatasarayda Kervan Pavyonun önünde, Conilerle tekme sille dövüşen grubun içindeydim. Hala beni hatırlarlar mı bilmem. Bir sivri kulaklı, muhtemelen ataları Senegalli zenci olan bir Coni bana ” Kafa, tekme yok yumruk var” demişti.

A.B.D yi herkes konuşur ancak pek az kişi tanır. Bu yazıda sadece bir tesbite fayda sağlaması için bilgi verilmektedir.  Başka bir nedenle olduğunu düşünenlerin okumamasını rica ederim.

1- A.B.D 50 Eyalet ve 1 tane Federal Bölgeden oluşan bir federal anayasal cumhuriyettir.Alaska, eyaletlerinin içinde yüzölçümü en büyük olanıdır. Kanada ve Rusyanın arasında olan bu eyalet kıtanın kuzeybatısında bulunur.

2- Amerika kıtasının keşfinden sonra başta İngiltere olmak üzere Almanya ve diğer ülkelerden  göçmenler geldiler ve koloniler kuruldu. O zamanlar buranın İngilterenin önemli mahkümları için hapishane olarak kullanıldığı da söylenir. İngiltere bu kolonilerden vergi alıyordu. Ancak kolonilerin yönetim biçimleri İngiltere’den farklı idi.

3- 1756 yılında İngiltere ile (Avusturya, Fransa, Rusya) arasında başlayan 7 yıl savaşları sırasında İngiliz Hükümetinin mali durumunu düzeltmek için ek vergi almak istemesi tepki ile karşılandı ve koloniler bağımsızlık mücadelesini hayata geçirdiler. 4 Temmuz 1776 da Bağımsızlık bildirisi yayınlandı. 1787 de A.B.D kuruldu.

4- 1861-1865 yılları arasında çıkan Amerikan İç Savaşı ülkeyi bölünme durumuna getirmiş ancak daha sonra A.B.D tekrar hızlı bir gelişme devrine girmiştir.

4- A.B.D nin iklimi büyük coğrafyası nedeniyle sürekli değişiklikler gösterir. Kıyı şeritleri hariç bütün ülkede karasal iklim hakimdir. Mevsimler arasında önemli sıcaklık farkları yoktur. Alaska da kıyı şeridi denizden etkilenen bir iklime sahip olmasına rağmen, iç kısımlarında şiddetli soğuklar görülür.

5- A.B.D bir göçmenler ülkesidir.1776 yılı öncesi nüfusu 2,5 milyondu ve bunun %95 i beyaz %5 i siyahtı. İlk göçler İngiliz, Alman ve İskandinav ülkelerinden gelmiştir. O tarihteki nüfusun %98 i Protestan %2 si Katolikti.1880 yılında nüfus 60 milyona yaklaşmıştır. 2006 yılında yapılan nüfus sayımına göre ve hala devam eden göçler nedeniyle ülkedeki beyaz Avrupalı sayısı %65 e düşmüş,  geriye kalan % 35 in %15 i Latin Amerikalı, %12 siyah Afrikalı, %4 ü ise Asya kökenli olarak oluşmuştur.

6- 1880 yılında nüfus 60 milyona yaklaşırken nüfusun %74 ü Protestan, %20 Katolik, %3 Musevi,%2 Ortodoks, %1 Budisttir. 2006 yılında ise bu oranlar %60 Protestan,%25 Katolik%5 hiç bir dine bağlı olmayan, %3 Ortodoks, %3 Musevi,%2 Müslüman,%1 Hindu olarak değişmiştir.2010 nüfus sayımına göre A.B.D nin nüfusu 309 milyondur

Bu mantık altında ülkemize bakarsak

1-  Türkiye Avrupa ile Asya kıtasında toprağı bulunan bir ülkedir.

2- Günümüzde bağımsız 6 Türk Devletinden biridir. Ülkedeki en yaygın din İslamdır.1921 ve 1924 Anayasalarında bulunan ”Türkiye Devletinin dini İslamdır” hükmü 1928 Anayasasından çıkarılmıştır. Ülkenin resmi dili Türkçedir.

3- Oğuzlar bugün Türkiye olarak bilinen alana 11. Yüzyılda göç etmeye başlamıştır. 13. Yüzyılda Osmanlı Beyliği Anadoluyu birleştirerek Doğu Avrupa, Yakın Doğu ve Kuzey Afrikayı yöneten bir İmparatorluk haline gelmiştir.

4- 1299 da kurulan Osmanlı İmparatorluğu    1453 yılına kadar kuruluş devrini tamamlamış ve 1579 tarihine kadar Yükselme Devrini yaşamıştır. Osmanlı devletinde islamiyet baskın din olmakla birlikte ”semavi dinler” olarak kabul edilen Musevilik ve Hristiyanlık dinlerinin mensupları hoşgörülü olarak faaliyetlerini sürdürdüler.

5- Sokullu Mehmet Paşanın ölümünden sonra gelen padişahların acizliği, ekonomik sıkıntılar ve özellikle Yeniçeri ayaklanmaları ve en önemlisi halkın topraklarının yerli yönetimlerin eline geçmesi ve sonunda Avusturya , Venedik ve Rusya ile yapılan savaşlarla toprak kaybı başlamıştır.

4- 1. Dünya Savaşındaki yenilginin ardından Osmanlı İmparatorluğunun bir çok bölgesi İtilaf Devletlerince işgal edilmiştir. Ancak başında Mustafa Kemal’in olduğu bir subay kadrosunun basiretiyle düşmana direnilmiş ve 1923 yılında Türkiye Cumhuriyeti kurulmuştur.

Şu ana kadar yukarda yazdığım tüm bilgiler Vikipedi Özgür Ansiklopediden derlenmiştir.

Bir yanda hapse yollanmış insanlardan  ve göçmenlerden oluşan, 1787 yılında kurulmuş bir devlet. Ülkenin tabiat şartları çok zorlu. Bu gün bile bir kasırga gidiyor öbürü geliyor. Devamlı göç alıyor bu nedenle yamalı bohça gibi bir halk. İstemediğiniz kadar değişik dine bağlı insanlar. Bu anlattığım insanlardan kendilerini Amerikalı hisseden bir toplum oluşmuş. Olimpiyatlarda madalya alırken kalbini tutarak bayraklarına selam veren siyah, beyaz , latin, sarı renkli sporcular. 308 milyon kişilik dünyanın 3. büyük nüfusu.

Diğer yanda 1299 da kurulmuş ve daha sonra dünyanın en büyük İmparatorluğu olmuş bir devlet. Bu güne gelişimiz zaten verilen bilgilerde gizli. Ancak bu gün yaşadığımız olaylara bakıyorum da inanasım gelmiyor. Gazetelere bakıyorsun sosyete nerde yer nerede içer kim kimle yaşar. Televizyonlara bakıyorsun ya köşeyi dönmek için yapılan yarışma programları, yetenek sizsiniz de çok tutulan programlar arasında. Hayatını sağlama almak isteyen orta yaş üstü ile kendi vasıflarıyla karşı cins ile ilişki kuramayacak standartta gençlerin yer aldığı evlenme programları.

Amerikadakiler kasırga ile uğraşırken deniz kenarlarında gününü gün eden bu gün onu mu giysem bunu mu giysem? diyen sosyete ve onları sayfalara taşıyan hatta gazetelerinde ek çıkaran seviyeli medyam.

A.B.D.  o kadar çok milletten ulus yaratmışken bizim tek ulustan milletlere ayrılmaya çalışmamız insanın içini acıtıyor.

Halimiz itten beter keyfimiz Paşada yok.