Hayat

Bazı insanların hafızaları çok değişik çalışır.

Bu cümleyi okuyanlar ” Hoppala Minkeos ne demek istiyor? ” diye düşünebilir.

Pek haksız da olmazlar.

Örnek ile açıklamaya çalışayım.

Bozüyük’ te görev yaparken çok sıklıkla İstanbula giderdik.

Tasis Müdürümüz de arabada ise arabayı o, yoksa ben kullanırdım.

O senelerde çift yol Gebze’ den başlardı.

Ben Gebze işaretini görünce çift yolun başlayacağını anlar ancak dikkatimi hep yola verdiğim için oraya kadar olan ilçeleri bile hatırlamazdım.

Bir bakardım Gebze’ye gelmişim.

Tesis Müdürü olan arkadaşım ise bırakın ilçeleri , yoldaki her şeyi bilirdi.

Susarsak ” 1 km. sonra sağda bir çeşme var ” derdi.

Karnımız acıksa ” 3. km sonra sağda güzel bir lokanta var orada mola veririz ” derdi.

Benim kötü huyum herhalde çocuklarıma da geçmiş ki , onlar da seyahatlerde etrafla pek ilgilenmezlerdi.

Rahmetli eşim yolda giderken onlara sık sık ağaçlara bakın, manzaraya bakın , ırmağa bakın , denize bakın derdi.

Ben araba kullandığım için yırtardım ancak çocuklar oflaya puflaya mecburen bakarlardı.

Eşimin Fen Fakültesi Zooloji Botanik mezunu olmasının bu ilgisinin temeli olduğunu düşünürdüm.

Ancak Amerikalı bir öğretmen, yazar, filozof olan Amos Bronson Alcott’ un bir tespiti gerçeği yüzüme vurdu.

” Yolculuk ederken gözlerini yanına almayı unutma. ” demiş Usta.

Yolculuktan kastettiği ise belli ki hayat.

Eşim de bana ve çocuklarına bu gerçeği , hayatı işaret etmiş.

Biz anlamadık ama siz anlayın dostlar.

Denize çiçeğe toprağa , kısaca hayata bakın.

Gözleriniz size bunun için verilmiş.

Bunu bir düşünün.