Kadı Kızı

İnsanın hayatından memnun olduğu dönemlerde çok kullandığı bir deyimdir.

” Bendeki keyif kadı kızında yok ” derler.

Buradan çıkarılacak önemli sonuçlar var.

Bunlardan biri kız olmak erkek olmaktan iyidir

Ancak en önemli sonuç kadının bizatihi toplum içinde saygınlığıdır.

Kadı yani hakim.hakim

Mahkemelerde en yüksekte oturur.

Avukata savcıya yüksekten bakar.

Ben hayatımda iz bırakan üç hakim tanıdım.

Birincisi Üsküdar’da kiracı oturduğumuz evin sahibi Hakim Bey Amca.

Emekli idi.

Aynı ahşap  evin içinde onlar üst katlarda otururdu biz alt katlarda.

Arada bizim taraftan açılıp kapanan bir sürgülü kapı.

Babam maaşını alınca beni kirayı vermek için yukarı gönderirdi.

Elimdeki kira parası ile yukarı çıkar önce elini öperdim.

Eşi Refiyanım Teyze’ de bana meyva , şeker falan verirdi.

Önce el öpüyor sonra kirayı veriyorsun.

İkinci hakim ise Fahri Amcamdı.

Kendisi  babam ile birlikte Hukukta okurlarmış.

Babam bir Alman Profesöre kızmış okulu bırakmış.

Fahri Amcam bırakmamış.

Herkes neredeyse 2 metre bir adamla en fazla 1,72  boyunda birinin nasıl 90 yaşına kadar dostluklarını sürdürdüklerini anlamaya çalıştı.

Amcam babamı uzun diye çağırırdı.

Bu gün literatürde kullanılan Uzun Adam tabiri Fahri Amcama aittir.

İstanbul’a gelince bizde kalır sabaha kadar , bizi uyandırmamak için, kısık sesle konuşup kikirdeşirlerdi.

Üçüncüsü ise birlikte keyifle çalıştığım Tesis Müdürüm  Turgay’ ın babasıdır.

Ülkenin gerçekleri içinde yetişmiş laik, inançlı gerekli zamanlarda gerektiği kadar alkol de kullanan bir büyüğümüzdü.

Az biraz alkol alınan bir akşam yemeğinden sonra dişini fırçalayıp namaz kılınabileceğini bana şöyle açıklamıştı.

”  Yeter ki zihninde ve  dilinde rekaket  olmasın ”

Rekaket zihin için durgunluk , dil için ise tutukluk demek.

Hepsine allahtan rahmet diliyorum.

Mahkeme kadıya mülk olmaz denilen zamanın hakimleriydi onlar.

Biz şanslı imişiz ki böyle hakimler ile birlikte yaşamışız.

Ancak zamane insanı galiba bizim kadar şanslı olamayacak.