Kaptanın Ustalığı ,Yaşlılık, Epiktetos

Bu gün yeni yılın ilk günü.

Dün gece yeni yılı karşıladık.  Dini  bayramların ön ve  arkasındaki 2 şer günü idari izin yaparak ülke turizmine katkıda bulunan değerli iktidarımız kendi inançlarına aykırı olduğu için Pazartesine gelen yılın son gününde okulları kapatmadı, öğrencilere 4 günlük tatili çok gördü,isteyen kurumlar nöbetçi bırakarak çalışabilirler demedi. Bu sene beceremediler ama yakın bir gelecekte yılın 2. gününün tatil olmasını da tartışmaya açarlar.

Ben en geç 20 yıl sonra özellikle İstanbulda imkanları olan insanların düşünce ve duruşlarına uygun olarak kendilerine yerleşim yeri arayacaklarını ve birbirleriyle görüşmeyeceklerini düşünüyorum. Hadi canım diyenlere futbol maçlarını örnek gösteririm.

Günümüzde ülkemizde büyük takımların maçlarına konuk takım seyircisi alınmıyor ve maçlar seyir zevki açısından değil sadece bahisçilerin ihtiyaçları için oynanıyor. Dünya üzerinde 2. bir örneği olmayan bu uygulamaya alışan halkımız neden özel hayatlarındaki sorunları ortadan kaldıran böyle bir imkanı değerlendirmesin.

Ne ise biz gene bu günkü yazımıza dönelim.

Biliyorum bir çok kişi kendi kendine söz vermiştir, gelecek yıl geçmişte yaptığım dangalaklıkları yapmayacağım diye.

Bu sabah da  gene her zaman olduğu gibi yataktan kalkmış boncuk boncuk gözlerle ortada dolanmaya başlamışlardır.. Hadi bakalım tembeller şimdi size bir Anadolulu sesleniyor. Pamukkale doğumlu bir Yunan düşünür Epiktetos ”Yarın bambaska bir insan olacağım diyorsun. Niye bugünden başlamıyorsun?” diyor.

Bambaşka bir insan olmak aslında o kadar kolay değil. Benim bir iddiam vardır. İnsanlar eğitim ve irade ile bir çok istenmeyen huylarına gem vurabilirler. Ancak genlerinden gelenleri düzeltmeleri mümkün değildir. Bu nedenle mesela kindar,ukala,şımarık, kıskanç vb. gibi istenmeyen huylara sahip olan insanların, eğitim ve irade sonucu, bu davranış biçimlerini bir süre saklayabildiklerini ve bunun sonucunda mutsuz evlilikler ve bir süre sonra problem olacak dostluklarla, diğer insanlara zarar verdiklerini düşünürüm..

İnsan bir çay poşetine benzer; Sıcak suyun içine atana kadar gerçek rengini bilemezsiniz.

Ayrıca şunu da unutmamak gerekirki eğer hayatınız normal seyri ile devam ediyorsa her şey iyi görünür. Bütün insanlar iyidir. Ancak hayat teklemeye,sıkıntılar üst üste gelmeye başlayınca ustalık başlar. Hele bir de size ihtiyacı olan insanlar varsa.

” Kaptanın ustalığı deniz durgunken anlaşılmaz.” diyor  Samsat’lı  LUKIANOS (d 125-ö 180).

Bu gün canım  dünkü yazımda olduğu gibi gene kendime ve benim yaşlarımda olanlara cesaret ve güven vermek istiyor. Sevgi ve Aşk konuşmak istiyorum.

Bir özdeyiş ”Yaşlılık sizi AŞKA karşı korumaz. Ama AŞK, bir ölçüye kadar sizi YAŞLANMAKTAN Korur” diyor.

Hep Yunan, Amerikan, İngiliz ve diğer ülkelerden alıntı yapmayacağız ya bu günkü de anonim olsun. Muhtemelen söyleyen biri vardır ama ben bilmiyorum.

Benim gibi yaşlı olanlar, orta yaşlılar, gençler baylar bayanlar hepinize söylüyorum.

İnsanlar yaşadıkça ihtiyarladıklarını sanırlar, halbuki yaşamadıkca ihtiyarlarlar.

Hayal kırıklığı olur diye sevdiğine açılamayan, duygularını içine atan biri kesinlikle olmayın . Hangi yaşta olursanız olun tekrar tekrar deneyin.

Aslında insanı en çok acıtan şey; hayal kırıkları değil. Yaşanması mümkünken, yaşayamadığı mutluluklardır.