Küçük Orta

Dünkü yazımda ev sahiplerimizin çocuklarından bahsetmiştim.

Çok esprili bir aileydiler.

Bir gece dolaptan bozma kapımız çaldı.

Babamı yukarıya davet için gelmişler.

Kürt lakaplı Haydarpaşa lisesinde tarih öğretmeni olan bir dostları vardı.

Onlara bir Alman misafir gelmiş O da onu alıp Hakim Bey Amcaya getirmiş.

Bayağı uzun boylu adam laf arasında biz uzunuz Türkler kısa diye bir laf etmiş.

Ayağa kalkmış elinle Nejat Ağbiyi göstermiş.

Bakmışlar kendi ailelerinde 1.72 den uzun erkek yok babamı çağırmaya karar vermişler.

Tabii ben de Alman Lisesinde okuduğum için tercüman olarak babamla yukarı çıktım.

Babam 1.92 boyuyla Almana gerekli cevabı verdi.

Nejat ve Cevat Ağbiler bir süre sonra Vücut Geliştirmeye odaklandılar.

Küçük halterler yaylar alındı çalışmalar başladı.

Her sabah çalışma arkadan duş.

Boylar uygun olunca o yaza kadar vücutlar bayağı gelişti.

Özellikle Cevat Ağbi büyük gelişme gösterdi.

Herkül gibi oldu.

Yağlanır , adeleli vücudu ile   Salacak Plajında kasıla kasıla dolaşırdı.

Günün birinde mahallemize Karadenizli bir genç taşındı.

Bir gün Cevat Ağbi pencereden onun kendi evlerine baktığını görmüş  .

Kızkardeşine baktığını düşünmüş

Pencereden karşılıklı bağrışmışlar sonunda iş şimdi aşağıya geleceğim konumuna gelmiş.

Çocuk da gel demiş

Cevat Ağbi muhtemelen biraz demir kaldırmış yay çekmiş sonra üstüne bir atlet giymiş doğru aşağıya.

Çocuk aşağıda bekliyormuş.

Cevat Ağbi üstüne gelince yere eğilmiş ve onun topuğundan çekmiş.

Bir güreş oyunu .

Cevat Ağbi geriye doğru düşmüş kafasını yere vurmuş.

Meğer adı Erdoğan olan çocuk Kırkpınar’da Küçük Ortada dereceleri olan bir güreşçiymiş.

Sonra hepimiz arkadaş olduk.

Nejat ve Cevat Ağbilerim şu an melek oldu.

Kızkardeşleri  Filiz Abla ise iyi bir psikologdur çocuklarım ve torunlarım ile ilgili bir sorun yaşadığımızda hemen ondan yardım isterdim.

Hala Türk Müziği konserlerinde sunucu , korist ve solist olarak görev yapıyor.

Ona uzun ve sağlıklı bir yaşam diliyorum.

Eskiden herkes mahallesinin kızlarını korurdu.

Tanımadıkları bir genç aynı sokaktan iki kere geçerse çevrilir hesap sorulurdu.

Bir mahalle kültürü vardı.

Şimdi

Ben bilmem siz söyleyin.