Nevruz, Türk Bayrağı, Çiçero

Bu gün Nevruz kutlandı.

Ne getirdi ne götürecek bunu zaman içinde göreceğiz. Ancak kutlamalarda Türk Bayrağının olmamasını bu günün en  önemli olayı olarak saymak gerekir.

Bu süreçte, insanların, hayatlarının hemen her kesiminde,  karamsarlığı veya yüksek moralli olmasını çok olağan karşılamak gerekir.

Bu gün yaşadıklarının  çözümü, insanların elinden geldiğince morallerini yüksek tutmaları ve  ümitlerinden hiç vazgeçmemelerinden geçmektedir..

Düşüncelerinin tamamen doğru olduğuna inanmak çok da kötü bir şey değildir.

Ancak Çiçero nun dediği gibi ‘Herkes düşüncelerinde yanılabilir; ama aptallar bir türlü yanıldıklarını anlamazlar.” 

Yapılacak iş olarak kişilerin zaman zaman düşüncelerini gözden geçirip görüşlerini revize etmelerinde büyük fayda olacağını düşünüyorum.

Doğaldır ki zaman zaman gerçeklerden kaçmak için ümit bir aradurak olarak kullanılır. Her ne kadar ” Ümit gerçeği reddetmektir.” dense bile.

Johann Wolfgang von Goethe ”Mezardakilerin pişman oldukları şeyler için dünyadakiler birbirlerini yiyorlar!”..diyor.

Demokritus da ” Akılsız insanları översek onlara çok haksızlık etmiş oluruz” yorumunu getiriyor.

Peki bu gün yaşananlar birilerini mutlu ettimi?

Yaşananlara gülecekmiyiz ağlayacakmıyız?

Buna da  Victor Hugo şöyle cevap veriyor

“Gülmek için mutlu olmayı beklersen, gülmeden ölürsün.”

Bir tarafa mutluluk getiren bir davranışı diğer tarafa sıkıntı olarak yansıtma , kabul edersiniz ki , çözümü çözümsüzlüğe götürmek için uygun bir enstruman değildir.