Öğüt Vermek

albert-einsteinBen öğüt vermek ile akıl vermek arasındaki farkın insanlar arasında yeterince anlaşılmadığını düşünen birisiyim.

Anlamlarına bakarsak, öğüt vermek bir kimseye hayatı ile ilgili yapması veya yapmaması gereken şeyler için yol göstermek… nasihatte bulunmak diye tarif ediliyor.

Akıl vermek ise bir  konuda yol göstermek, akıl öğretmek demek.

Ne farkı var diyeceksiniz.

Bir blogumda yazmıştım . Çocuğa anneni mi babanı mı daha çok seviyorsun diye sor. Cevap hep aynı olur.

” İkisi de bir ! ”

Bu konuda da cevap bu mudur ?

Bence ikisinin arasındaki temel fark

Akıl vermede karşında senden yardım isteyen biri vardır.

Öğüt verme ise dökme Aygaz’ a benzer. Salıver gitsin.

Özellikle benim gibi yaşı biraz geçkin , kendinin her konuda deneyimli olduğunu sanan kişiler tarafından karşısındakinin bir talebi olmadan karşıya iletilir.

Doğrumudur ?

Özdemir Asaf

” Öğüt vermek, zamanında taze olarak yemediğin ekmeği; başkasına bayat yedirme çabasıdır. ” demiş.

Usta olaya benden daha eleştirisel bakmış.

Benim fikrim şudur.

Öğüt vermek eğer bir kişiyi hedef almıyor ve tüm insanları kapsıyorsa değerlidir.

Örnek mi istersiniz ?

Albert Einstein Teorik Fizikçi olarak bilinir.

Hayatını sadece Fizik üzerine düşünerek geçirmemiş.

Aşağıdaki tespit ona ait.

“ Kadınlar erkeklerin değişeceğini ümit ederek evleniyor. erkekler de kadınların değişmeyeceğini. sonuçta her iki taraf da hayal kırıklığına uğruyor…”

Yeni evleneceklere bundan daha güzel bir uyarı olabilir mi ?