Ömer Kavur

Bu gün sizlerle bir anımı paylaşacağım.Bu anım Ömer Kavur’la ilgili. Aranızdan çoğu eminim onu yönetmen kimliği ile bilir. Ömer Kavur Osmanlı Hanedanlığından gelen bir aileye mensuptu. Fenerbahçe Basketbol takımında beraber oynadık. Genç Takımda kaptanımdı. Robert Kolejde okudu. Asaleti nedeniyle Prens Ömer diye bilinirdi. Daha sonra zannediyorum benim Alman Lisesinden ayrılma nedenim paralelinde Türkçe öğrenmek için Kabataş Lisesine geçti. Üniversite eğitimi için Fransaya gitti ve basketbolu bıraktı.  Onu ilerleyen yıllarda herkes yönetmenliğinle ve ölümsüz filmlerinle hatırlar.

Ömer Kavur
Ömer Kavur

Sene 1980 li yılların başları. Ömer Türkiyeye dönmüş çok ünlü o arada zannediyorum Hümeyra ile evli.O sırada Koç Gurubu Spor Şenlikleri başlamış. Her sene yeni şartlar çıkıyor. O sene de ’ Her takım şu an aktif spor yapmayan 1 oyuncu oynatabilir  ’ diye bir kural koydular. Bizim Demirdöküm takımında topu potaya atacak adam çok yere vuracak adam yok. Ben Ömeri arayım dedim bizim gibi bir tarafı ağarmış topçulara sabırla dayanacak adamdır. Takım arkadaşlarım ‘Kaptan’ dedileradam çok ünlü gelip bizle basketbolmu oynayacak?’.

Telefonunu aldım, ulaştım, arama nedenini anlattım. Cevabı sadece şu oldu ‘ İlk idman ne zaman , nerede?. Takım olarak sahaya geldiğimizde onu eşofmanlı bulduk. Ayakkabılarını bağlıyordu. Sarılırken farkettim onu 10 yılı aşkın bir süreden beri hiç görmemiştim.

Maçlarda aldığımız netice hiç önemli değil.Ben bu anımı sevgili Ömer Kavur’un sporcu ve insan kimliğini insanlar bilsin diye anlattım. Girin internete  Ömer Kavur diye yazın sadece yönetmenliği ve filmleri vardır.

Maalesef sevgili dostumu benim 65 yaşını aşkın insanlar için kullandığım +65 grubuna katılamadan 61 yaşında kaybettim.

Kimse kusura bakmasın  yaşadığı günü yıllarca tekrar eden, eğitimsiz, göbeğini kaşıyan kişilerin 80-90 yıl  yaşadığı günümüzde Ömer Kavur gibi değerlerin zamansız kayıpları  bana çok acı veriyor