Saldır GS

Başlığı okuyanlar yanılmasınlar. Ne ben ne de yazdıklarım hiç bir zaman saldırı amaçlı bir yapıda olmayacaktır. Bu başlık Sn. Hıncal Uluç’un bir televizyon programında GS seyircisi için anlattığı ve benim de çok sevdiğim bir olaydır.

Ben yaklaşık 60 yıldır maçlara giderim ve benim tabirimle Fenerde oynamış bir GS li olarak Fenersaraylı bir taraftarım. Hayatımın hiç bir döneminde aşırı bir taraftar olmadım. Her zaman objektif olmaya çalıştım. Dr. Vedii’nin sağbek Ali İhsan’ın santrhaf  oynadığı Beşiktaşı da seyrettim Küçük Fikretin , Lefterin oynadığı Feneri de. ama Metin Oktay’ı seyretmek bir ayrıcalıktı. Onun oynadığı zamandaki sahaları ve topu gözünüzün önüne getiriniz. Çamur içinde sahalar ve orada suyu içine aldıkça ağırlaşan o toplar. Bence bu günkü şartlarda Metin yaşasaydı oynayamazdı. İddia ederim bu günkü toplarla orta sahaya yakın yerlerden kafa ile gol atardı. Kendi 18 inden attığı şütler ise kalecilerin korkulu rüyası olurdu. Sahaların boylarını uzatmak gerekebilirdi.

Metin Oktay hayatında bir kere sahadan atıldı. Şimdi rahmetli olan İstanbulsporlu Yılmaz (Fenerbahçe de oynadı ) bir FB- GS maçında devamlı ona tekme attı, faul yaptı. Metin de dönüp karşılık verdi. Ben maçtaydım. Hakem düdük çalmadan kenara yürüdü ve sahayı terketti. Yılmaz arkasından özür dilercesine soyunma odalarının merdivenine kadar onu takip etti. Sahada buz gibi bir hava oldu, Fener seyircisinden maç sonuna kadar hiç ses gelmedi.

Bu gün GS yazacaktık ama konu nerelere gitti. Metin ölmeden önce bir çok kere Fenerbahçe burnundaki GS ve FB Tesislerinde oturur. GS de Yemek yer sonra FB Tesislerine gider oradaki FB lileri Gasaray Gasaray cimbombom diye bağırtırdı. Herkes ona saygı duyardı ve dediğini yaparlardı.

Bir o günkü taraftar oyuncu antrenör profiline bakınız bir de bu günkü maçlara ölmeye geldik diyen taraftara, önümüzdeki maçlara bakacaz diyen futbolculara ve çok aşama kaydettiği söylenilen ancak oyuncu iken rakip takım oyuncularına tüküren saha dışında kafa atan ve şu an için Avrupai yönetim gösteriyor denilen ancak elinden ve masasından tesbih eksik olmayan eleştiriler karşısında hemen aslına dönen teknik direktörlerin olduğu günümüzü sevmiyor eski günleri özlüyorum