Sarımsak ve Bal

”  Sarımsakla bal yemeyi ben buldum, ben de sevmedim “demiş ya Nasreddin Hoca.

Nasıl bir kelalaka tespit diye düşünenler olabilir.

Ben öyle düşünmüyorum .sarmisak-ve-bal

Bence Hoca aykırı fikirlere çok açık biri.

İnsanların kafasını karıştırıp onları düşünmeye zorlamış.

Bunu ben de sıklıkla yaparım.

Zaman zaman eski yazılarıma dönüp ne demiştim ne oldu yorumuna girerim.

Özellikle bu ara 2013 Ağustos  ve Eylül Aylarının son on günündeki yazılarımı tekrar okudum.

Sizin  de bu yazılara dönüp tekrar okumanızı çok isterim.

Bu gün size 29 Eylül 2013 tarihli yazımdan bir kesit sunuyorum.

” Hep konumuz insan diyoruz ama insanı özümsemek de zor zanaat.

Bana hak vereceksiniz, çocuklarını çok iyi tanıdığını zanneden anne babalar bile bir gün çocuklarının kendilerine gösterdiği tepkiyi görünce şaşırır kalır ve düştükleri duruma hayretle bakarlar.

Hele evliliklerde bu durum ayan beyan ortaya çıkar.

Birlikte olan insanlar, özellikle evlenecek olanlar, birbirlerine olanı değil olması gerekeni göstermekte pek mahirlerdir.

Çok hamarat ve çalışkan olduğu sanılan nice gelin nikahtan sonra kıçını kaldırıp mutfağa gitmeye üşenir ama hiç bir diziyi kaçırmaz.

Buna mukabil tam bir efendi görünümlü , ailesine bağlı olacağı sanılan nice damatları da kahvede kağıttan,  meyhanede bardaktan ayırmak çok zor olur.

Ben bu nedenle evlenmeye karar verenlerin  , naçizane , müstakbel eşlerine değil onun anne ve babasına bakmalarını öneririm.

Damacana gibi annesi olan gelinlerin  şimdi  çok zarif endamlı olsalar da ilerde damacana olmasalar bile 5 lt. lik pet şişe haline gelecekleri bu günden bilinmelidir.

Çok açık fikirli olduğunu ifade eden kayınbabaların arabasına bakın. Vites koluna tesbih takıyorsa o çift için istikbalde seküler bir hayatın söz konusu olması mümkün değildir. ”