Sevdiklerinle Savaş

Bu gün bayramın son günü

Bu nedenle bu bloğum gene insanla ilgili

Biraz öneri biraz özeleştiriemin kemal özer

Yazdıklarımı okuyanların bir çoğu

” Hadi canım sen de, sanki sen öyle davrandın ”  diyeceklerdir.

Olsun

Bazen söyleyeni dinlemek ancak gittiği yoldan gitmemek doğru olur.

Neyse

Öncelikle söylemek istediğim birinci husus kuracağınız her cümle , yapacağınız her tespite özne veya gizli özneyi eklemek gerektiğidir.

Basit bir örnek vereyim

Bir hanım arkadaşınıza giydiğin elbise sana hiç yakışmamış deyin.

17 sene küs gezersiniz.

Ancak cümleye ben veya bence diye başlarsanız alacağınız cevap sadece

” Belki yakışmamış ama senin pantolonunda popondan düşüyor ” olabilir.

Dostluklar devam eder.

Bu gün sosyal hayatta, siyasette  insanların birbirine düştüğü ayrıştığı konuşmaları bir hatırlayın ve herkesin konuşmasına bence veya bana göre diye başladığını bir düşünün.

Ülkemiz bu günden çok farklı bir iklimde olurdu.

Ama yapılmadı .

Ülke , gerilimden çıkar sağlayanların yol haritasına uygun olarak şekillendi.

Değinmek istediğim diğer bir konu ise insandaki değişim.

Hayat bu

İnsan hayatında belirli sürelerde etkileşim tepkileşim sonucu söylem ve davranışlarında değişiklikler olabilir ve bunları normal kabul etmek gerekir.

İşte buna hayat denir.

” Hayat seni öyle bir noktaya getirir ki kendini sevdiklerinle savaşırken ve nefret ettiklerinle sevişirken bulursun “

Hayat dedik ya.

Burada izninizle filozof  kimliğim olan Minkeos olarak size hitap etmek isterim.

Moralinizi bozmayın ve hangi yaşta olursanız olun

” Hayatı kucaklayın ”

Eğer bunu yapmazsanız bilin ki

” Hayat sizi kucaklar ”

Lütfen bunu düşünün ve kararlı olun.

” Dediğim dedik , çaldığım düdük ”   demeyin.

Hem aileniz hem dostlarınız mutlu olsun.