Söyleyin Gitsin

Bu günkü yazının tümünü okuyunca Minkeos gene kendine yazmış diyebilirsiniz.

Umurumda bile değil

Bu gün ele almak istediğim konu sevgi.

Ve onun kelimeler ile ifadesi.

Yani ” Seni Seviyorum ” demek.

Bu deyim USA’ da çok kullanılır.

Herkes birbirine seni seviyorum der.

Bir süre sonra bu deyimin yerini ” Konuşmalıyız ” kelimesi alır.

Sonra araya avukatlar girer nafaka belirlenir.

Biz de ise durum biraz farklıdır.

Genellikle çiftler bir birine söyler.

Hem de her fırsatta.

Bu nedenle zaman içinde baydırır.

Yıllar geçtikçe ses rengi bile değişir.

İleri yıllarda ise bu akşam yemekte ne var ses tonunda seni seviyorumlar başlar.

Peki ailenin diğer fertlerinin birbirine olan sevgileri.

Bu durumda en şanssız olan babadır.

Ana çocuklara daldıkça dalar Baba ise fren yapar.

Bilinen tabirle baba çocuklarını uykuda sever.

Ya çocukların durumu.

Babasına seni seviyorum diyen kaç çocuk tanırsınız.

Anasına söyleyen ise sürüsüne berekettir.

Baba da çocuklarından bu cümleyi esirger.

Bu duygu dalgasını torunlarında yaşar.

Bana lütfen inanınız dedelerin torun sevgisi anneanne ve babaanneden bu nedenle fazladır.

Amerika bize örnek olmaz demeyin.

12 Haziran 1931 – 14 Aralık 2005 tarihleri arasında yaşamış ABD’li yazar Rodney William Whitaker’in sözlerine kulak verin.

Romanlarında genellikleTrevanian takma adını kullandığı için bu isimle tanınan yazar

” Çoğu zaman babama acıdığımı hissederdim ona sevdiğimi söylemediğim için. Aslında kendime acıyordum. Benim söylemeye ihtiyacım onun duymaya ihtiyacından daha fazlaydı.”

Gençler bunu bir düşünün.

Bence söyleyin gitsin.

Bir gün bakarsınız söyleyeceğiniz kişiyi bulamazsınız.