Susmak ve Beklemek

Ülkede yaşananlar sanki bir tenis maçı

Tenis maçından tek farkı sahada yaşananlaremin kemal özer

Seyredenler bir kişinin bir çok rakiple oynadığını görüyorlar

Ve tabii her maç için de, aynı sahada , ayrı tenis topu.

Normalde bir maçı oynarsın sonra diğer rakiple karşılaşırsın.

Ama işler böyle gitmiyor.

Kolayca anlayabildiğiniz gibi oyunculardan biri Hükümet .

Karşısındaki rakipler ise , tahmin edeceğiniz gibi ,  Barış Süreci , Yaşanan Terör , Kobani , Yeni YSK , Validebağ sorunu , ABD ile yaşananlar ve son olarak Jandarmanın yeniden yapılanması

Bu kadar rakip ile aynı anda mücadele vermek çok zor.

Birde şimdi Ermenek

Sadece 2 saat  hava soluması mümkün olan  insanlara 8 saat sonra müdahale etmek

Mevcut pompalar yetersiz deyip İstanbuldan ahtapot getirmek

Daha sonra mikrofona çıkıp bütün imkanlar kullanılmıştır demek

Ne düşünüyorlar bilmem.

Ancak benim çok önemli bir tespitim var

Seyirci susuyor.

Sade hükümet karşıtları değil, evde tutmakta zorlanılan kesim de susuyor.

İşte bu çok düşündürücü

Stanisław Jerzy Lec ( 6 March 1909 – 7 May 1966) ‘in dediği gibi
“Bazen sesini duyurabilmen  için susman gerekir. Beklemesini bilene her şey zamanında varır.”