Turşu

Dört yıl önce Refika Birgül turşu ile ilgili bir yazı kaleme almış.

Bayıldım

Ben turşuyu çok severim.

Şimdi bloğu onun sunumuna bırakalım.

” Size neredeyse bütün turşuları kurarken işinize yarayacak temel mantığı anlatmak isterim.
Turşuluk malzemeler yıkanır, hazırlanır. Kelek, acur gibi büyük olanlar diğerlerine yakın boylarda kesilir ve olabilecek en sıkışık şekilde dezenfekte edilmiş kavanoza yerleştirilir. Üzerine altın oranla su, sirke ve tuz eklenir. Tüm malzemeleri kaplayıp kavanozun boğazına gelecek kadar bu karışımla doldurulur. Daha sonra kapağı sıkıca kapatılıp serin ve karanlık bir yerde 3-4 hafta bekletilir. Bu keyifli süreç sonunda turşunuz yemeğe hazır olacaktır.
Kuru fasulyenin, nohudun yanında olmazsa olmaz. Köfte ve sandviçle yakın arkadaştır. Evde yapılmışının tadından yenmez. Turşudan bahsediyorum elbette. Size bugün bazı tüyolar vereceğim.

Turşu yaparken en önemli konu turşunun suyunu yapmak. Suyun içme suyu olması önemli. Altın oran denen karışımda, su, sirke ve tuz olmalı. Bir litre suya bir çay bardağı sirke, iki buçuk çorba kaşığı deniz veya kaya tuzu konmalı. Tuz iyice eriyene kadar karıştırmalısınız, bu sudan kavanozunuz ne kadar alırsa o kadar koyun. Yani bu orana göre yapacağınız miktar kavanozlarınıza ve malzemenize göre değişiklik gösterebilir.

 Sarmısak, acur, domates, her çeşit biber, ufak patlıcan… Bunların hepsinden ve daha fazlasından turşu yapılabilir.

Kurduğunuz turşunun güzel olması için mayalanmaya ihtiyacı var.

Bunun için yöntemlerden biri nohut, diğeri doğal ekşi maya ekmeğinden küçük parçalar koymak. İkisi de çok güzel çalışıyor. Beyaz ekmeklerin mayalanma şekliyle hızı farklı olduğu için genelde eriyor ve tabiri caizse turşunun ‘mayası bozuk’ oluyor, güzel sonuç alınamıyor.

Turşuyu neden bloğunda kullandı diye soranlar olabilir.

Bilmem

Hayata ve yaşananlara bakıyorum da

Kaymaklı ekmek kadayıfı yazmak içimden gelmedi herhalde