Ucuz İnsan, Hayal Kırıklıkları, Michel de Montaigne

Bu günkü bloğumu orta ve üst seviyedeki insanlarla paylaşmak istiyorum. Lütfen aranızda bu gruplarda olmadığını hisseden varsa okumasın.

Böylece herkesin okumasını sağlamış olduk, işte buna yazar cinliği denir.

Bu günkü konumuz ben,biz,herkes olacak.

Önce benden başlayalım.

Burada ben diye bahsettiğim sade tabirle ben . Yani sabah aynanın karşısında yüzünü yıkarken gördüğün surat. Sade vatandaş olan ben. Daha küçük yaşlarda anne ve babasının paylamaları hatta biraz okşamaları sonrası onlara biraz küsen, o yaştaki bir çok çocuk gibi

” Sanki size ben, beni doğurun dedim” diyen ben.

Benliği gelişmeye başladıkça dış dünya ile ilişki kurmaya hazır, ancak bizi sadece ailesinde ve ailesinin onay verdiği insanlarda bulmak zorunda olan ben.

Büyüyüp delikanlılığa veya genç kızlığa adım attıkça yaşanan kızgınlık ve hayal kırıklıkları , ki bunların çoğu anne ve babasının kendini baskı altında tutmasından kaynaklanır, insanı doğru yanlış ancak kendi kararları paralelinde bir yaşama iter.

Bizler dünyasında yaşamaya başlayınca türlü türlü insan tanırsın ve doğaldır ki aralarında dürüst olanlar olduğu kadar az ahlaklı ve çıkarcılar da vardır.

“Dürüstlük denilen şey, pahalı bir mülktür. ucuz insanlarda bulunmaz..” diyor. Balzac

Bizlerden herkese geçince olay daha da zorlaşır. Kıskançlık ve kin duyguları da depreşmeye başlar.

“Affetmek ve unutmak iyi insanların intikamıdır.” diyor Johann Christoph Friedrich von Schiller: (doğum: 10 Kasım 1759 – Marbach am Neckar, ölüm: 9 Mayıs 1805 – Weimar)

Herkesle iletişime geçerken ne insanlar tanırsın insan demeye bin şahit ister. Derken bir bakıyorsun bir şeyleri tam öğrenmişsin artık mutlu günlere ulaşacağım diyorsun hayat bitiyor.

Yaptığın yanlışlıkları Michel de Montaigne ne güzel özetliyor.

‘Aslında insanlar seni hayal kırıklığına uğratmıyor. sadece sen, yanlış insanlar üzerine hayal kuruyorsun.’ ve bir şey daha ilave ediyor.
“Bize yaşamayı hayat geçtikten sonra öğretiyorlar.”

İŞTE HAYAT