Ümit Uyku Gülme, Immanuel Kant

Immanuel-KantZaman zaman eski Türk Filmlerini bloglarıma konu olarak alırım.

1950 lerden beri sinemaya giderim.

32 dişe keman çaldıran boyalı gazozlardan, film aralarında satılan Frigo dondurmalardan bahsetmeyi çok severim.

Ve tabiiki çocukluğumun geçtiği mahallemden

Mahallemizde ilk zamanlar buz dolabı olan tek bir aile vardı.

Evleri de büyük bahçeli ve 3 katlı idi.

Yazgünlerine gelen yaşgünleri için hazırlanan ev yapımı pastaların şekli bozulmasın diye Nezahat Hanımın buzdolabından yararlanılırdı.

Kocasının Belçikada Natoda çalışıp emekli olan bir albay olduğu söylenirdi.

Muhtemelen seneler önce varlıklıydılar buzdolabı da o döneme aitti.

O zamanın gençleri belki sosyal olaylar ile bu gün olduğu gibi ilgilenmiyorlardı.

Ancak bu günün gençlerine göre büyük bir avantajları vardı.

Immanuel Kant’ ın tesbiti ile

  ”  Hayatın çeşitli güçlüklerine karşı üç şey hediye edilmiştir: ümit, uyku ve gülmek.” 

Ümit insana verilmiş , o gün de bu gün de vazgeçilmeyecek , bir hediye.

Ümidi besleyip yücelten ise insanların hayal gücü.

Aramızda o günlerin filmlerinde rol kesen asıl oğlanı kıskanmayan ve bir gün kendinin de böyle bir mutluluğa kavuşacağını hayal etmeyen varmıdır?

Orta yaşlı olanlarımızın çoğu da o zengin fabrikatörün yerine geçmeyi ve  o hizmetçili, uşaklı, şöförlü malikanelerde yaşamayı hayal etmemişmidir?

Sürdürdüğü zikzaksız ve düzgün hayatın monotonluğu ve risklerini katiyyen önemsemeyen ve başını yastığa koyunca deliksiz uyuyan bir insandan daha değerli ne olabilirki

Ve gülmek

İnsanın güzelliğini ortaya çıkaran ve insanın özgüvenini ve olumlu kişiliğini yüzüne yansıttığı gülmek.

Ve tabiiki bu koca hayatı tek başına yaşamak olası değil

Evlenmekten tutun da her türlü sosyal aktivitelere kadar herşeyin içinde  insan.

Eğitim gördüğü okulların Mezunlar Derneği, Sosyal Dernekler, Siyasi Partiler gibi

Orada değerli dostlar tanıyacak onlarla birlikte kişiliklerini geliştirecekler.

Tüm istekleri birlikte seviyeli beraberlikler sürdürmek.

İstek çok masumca ama hayat insanı değiştiriyor.

Özellikle siyaset ile uğraşıyorsan ve arkanda şak şakçın çoksa

Güncel olaylarda bunları yaşamadık mı

Birileri    “Seviyeli beraberlik” istedi.

“Değerli yalnızlığa” düştü!

İyiki artık dünyadan ne fazla bir beklediğim ne de ben en yukarda olayım diye bir hırsım var.

İstersem alırım bastonumu yakınlara yürürüm

İstemediğim zaman balkondan bakarım.

Ben o değerli yalnızlığa düşmüşlerin bana gıpta ettiğine o kadar eminimki

Ülkenin sıkıntılarının nasıl çözüleceği hususu onların şu an uyku uyumalarına bile manidir.

Hadi ben yatıyorum herkese iyi geceler