Yabancıya Teşvik,Kredi Kartı Mağdurları, İmmanuel Kant

Bir kaç gün önce bir haber çıktı.

Türkiye 2013 yılında yabancı hasta getiren şirketleri teşvik yağmuruna tutacakmış . Ekonomi bakanlığı,  firmalara getirdiği hasta başına 1000 $ prim verecek . hastaların uçuş paralarının % 50 sini de devlet karşılayacakmış. Hiç şaşırmadım. Devletimiz ve insanımız yabancıyı çok sever. Kendi insanımıza ise daha eşit davranır.

Konsolosluklarımıza bir bakın, kendi öz vatan evlatlarımıza nasıl davranırlar turistlere nasıl.  Askerlik yapmak için yurt dışındaki gurbetçilere sağlanan dövizli dövizsiz,  kısa dönem çok kısa dönem askerlik yapma imkanlarını bir göz önüne getirin bir de hemen her gün yurdun bir yöresinden kalkan şehit cenazelerini.

Girişimcilerimiz ise bu konuda hiç aşağı kalmazlar. Turistik bir yöremizdeki 5 yıldızlı otelde yazın herşey dahil konaklama için yurtdışından gelenler 40 $ öder aynı tarihte Türkiyeden rezervasyon yaptıranlar 140$.

Fakat tabiiki bazı konularda değerli ülkeyönetenleri herkese eşit davranırlar. Örnek olarak kader kurbanları da denilen hüküm giymiş insanlar için çıkarılan aflarla zaman zaman cezalarda azaltmaya gidilir ve bir çok hükümlü de serbest bırakılır. Kendilerine serbest kalınca fazla imkan verilmediği için çok kısa bir süre içinde büyük bir çoğunluğu tekrar geri döner ama olsun.

Bu konularda herkes veya bir kısım için kısmi de olsa bir iyilik sağlanmasına rağmen adına banka da denilen bazı mali kuruluşların insanları göz göre göre batağa sokmasına kimse müdahale edememektedir.

Örnek olarak her hangi bir müşterinin bu güne kadar o bankaya kaç T.L faiz ve diğer gider ödediğine bakarak bir bonus uygulatmak mümkün değildir.

Mahkümların cezasından 3-5 yılı yapılan düzenlemeyle ortadan kaldıran devletin bu güne kadar 150,000 TL faiz ödemiş olan bir mali mahkumun borcundan 2,000 TL silmesi için bir girişimde bulunması mümkün değildir.

” Bu güne kadar yaptığımız olumlu çalışmalar nedeniyle yıl sonu bonusu olarak bütün kredi kartı müşterilerimizin 1000 TL lik kredi kartı borcunu siliyoruz. Yeni yıla güle güle girsinler” diyen bir bankanın olabileceğini hayal edebiliyormusunuz?.

Halbuki evliliğimiz  ne kadar güzel başlamıştı hatırlayın. Evvela çalıştığınız işte maaşınızın yattığı banka size bir kart yollar aylık gelirinizin 5-6 misli limitli bu kart sizi sevindirir bir de eşinize ek kart çıkartırsınız. Daha sonra başka bir banka arar sonra bir başka banka daha hepsi yüksek limitli kredi kartı vermek ister kıramazsınız. Bir de bu tip değerli bankaların dışında kalan bankalar vardır. Bunlar sokaklarda birahanelerle kokoreççiler arasına sokağa masa atar. Kart ücretleri de aylık faiz oranları da büyük bankalardan daha uygundur. Onlardan da kartları alınca işlem tamam olur. Paranız pek yoktur ama bu kadar kartın olduğu cüzdanı göt cebinize sokarken zorlanırsınız.

Bu sistemin bir de asıl ağbileri vardır. Özellikle büyük alışveriş merkezlerinde konuşlanan muhteşem firmalar bankalarla birlikte bir çete oluştururlar. Ek vadelerle alınan malı 18 e kadar bölerler bu da yetmez ödemeleri 3 ay sonra başlatırlar.

Artık iş son öldürücü vuruşu yapmaya gelmiştir. Bankalar bu günlerde de medyada yer bulan açıklamalarını yapar ve kredi kartı faizlerinden daha düşük faiz oranları nedeni ile müşterilerini tüketici kredilerine iterler.

Götünde donu olmayan değerli banka müşterisi bir süre sonra aylık 800 TL lik maaşla elinde en son teknoloji bir telefon, bir bilgisayar , 25,000 TL kart limiti ve  12,000 tl lik tüketici kredisi ile kendini bir yolun başında bulur. Kredi kartı limiti yettiği sürece oradan aldığı para ile tüketici kredisini öder ancak yolun sonuna gelmiştir. Son manevrasını yapar yeni bankaların tüketici kredisine yönelir. Ancak malum laftır borç borçla ödenmez.

Bu konuya bu kadar vakıf olmamın nedenini herhalde okurlar anlamıştır.

Ne acıdırki en az 8 milyon olarak tahmin edilen bu bankazedelerden bu nedenle  cinnet geçiren , intihar eden çok sayıda kişi olmasına rağmen ne demokratik toplum kuruluşları ne de sevgili medyam bu para babalarını karşılarına almak istemez.

Yazımızı 18. yüzyılda yaşamış Alman Filozofu İmmanuel Kant’ın şu cümlesi ile bitirip moral toplayalım.

-Hayatın çeşitli güçlüklerine karşı üç şey hediye edilmiştir: Ümit, Uyku ve Gülmek. ’

Ben öyle yapıyorum