Yalnızlık ve Özlem, Utanılası Yokluk

Bu gün Kadıköy’ den otobüse bindim eve geleceğim.

Bir evvelki otobüs dolu olduğu için binmedim. Yeni otobüs duraklarının en büyük hatası yolcuları eskisi gibi iki demir arasında sıraya sokmaması. Bir camlı mekan içinde 6 veya 8 kişilik oturma yeri,  önünde bir durak,  sanki dökme aygaz,  kim başta kim sonda belli değil herkes toplu halde bekliyor.

ozdemir-asaf

 

Otobüs gelince herkes hücum ediyor. Ancak allahı var benim oturduğum yerde yaşlı ve özürlülere saygı hep var. Her zaman bana ve benim gibilere yer  veriliyor.

Durakta hemen yanımda genç bir çift var.

Devamlı elele göz gözeler , eskiden bu tip çiftlere çifte kumrular denirdi.

Bu çiftin erkeği otobüse girmek için bana yol verdi ancak benim hemen önümden de yanındaki kızımızı  içeri gönderdi.

İçeri girince baktım en arkadan iki önde bir yer bulmuş çocuğu bekliyor.

Önde bol bol yer olmasına rağmen arkalara gitmesini yadırgadım.

Ben boyum ve ayağım nedeniyle her sıraya sığmıyorum. Bana uygun genişlikte yer ararken kader beni tam da o çiftin arkasına yerleştirdi.

Benm evim Kadıköy iskeleden yaklaşık 60-65 dakika uzakta.

Değerli dostlarım bu çift benden 2 durak önce otobüsten indi ve bütün yol boyunca aşna fişneden fazla yağlı güreşten az bir sevgi yumağı halinde eylemde bulundular. Dikkat ettim parmaklarında beyaz muhtemelen bir söz yüzüğü vardı.

Eğer benim oturduğum muhafazakar semte giden bir otobüste korkmadan sevgisini gösteren bu çiftin sevgisine bence saygı duymak lazım.

İki insan arasındaki sevgiyi anlatan şair deyince aklıma Özdemir Asaf  ( gerçek ismi Halit Özdemir Arun ) gelir.

” İyi geceler canım  derdin.
Canın olma düşüncesi yeşerir dururdu içimde
Gecenin iyiliğinden çok.

Bilmiyorum insan sevgisini bundan daha  açık ve net nasıl anlatır.

Ancak  bazen bu kadar sevgiye rağmen bir incir çekirdeğini doldurmayan sudan sebeplerle yaşamlarında problem yaşayan hatta beraberliklerini sonlandıran çiftler de olmaktadır.

Böyle bir üzücü durumu yaşayan bayan , benim tecrübeme göre ,   daha dik dursa da özellikle erkek , yalnız  kalınca karalar bağlar ve  ah vah çeker.

” Yalnızlık insana çok şey öğretirmiş… ama sen gitme, ben cahil kalayım.”      diye literatüre  geçen tekerlemenin bir erkek tarafından yaratıldığı genel de kabul edilmektedir.

Ondan sonraki aşama ise sevdiğini özleme safhasıdır.

” Bazen insan öyle özlenir ki,

özlenen bilse, yokluğundan utanır…”

Ve aralarında ileri bir sevgi bağı olan çiftler bu özleme daha fazla dayanamazlar ve sonuç Happy End biter.

Bu benim isteğim paralelinde oluşan bir masal.

Çünkü ben sevenlerin hep beraber olmasını ve eften püften sebeplerle ilişkilerini sonlandırmamasını isterim.

Ancak ne yaparlarsa yapsınlar bir türlü tekrar bir araya gelmeyenlerin moral motivasyonunu arttırmak adına çok sevdiğim bir deyişle bloğumu sonlandırayım.

Herkese iyi bayramlar

” Hayat bazen insanları, birbirleri için ne kadar çok şey ifade ettiklerini anlasınlar diye ayırır.”

 

.