Yarın Bayram. Aslan Dedem, Muhterem Nur

Yarın Bayram. . Bundan 52 sene evvel bir arife  günü. Üsküdarda oturuyoruz. Hemen evlerimizin önüne bir plato kurulmuş film çekiliyor. Baş rolde o zamanların en ünlü aktrisi Muhterem Nur. Filmin Jönü Efgan Efekan . Filmin Adı Mahallenin Sevgilisi. Efgan Efekan  uzuncana  boylu bir oyuncu olduğu için  rejisör Memduh Ün  yakın plan çekimlerde Muhterem Nuru portakal sandığının üstüne çıkarıyordu.

Çekimlere bayram süresince ara verilecekti. Biz arkadaşlarla beraber bayrama hazırlanmaya başladık. Ben İnkilap Mahallesi Evliya Hoca sokağında oturdum. Üsküdarlı olanlar bilirler eskiden bir mahallede oturanlar üç aşağı beş yukarı aynı veya yakın gelir seviyesinde insanlardı. Hatırlarım her hafta 750 gram kıyma veya kuşbaşı et  alırdık, komşularımız da aynıydı. Buz dolabı yoktu tel dolap çoktu. Bizim gibi varlıklı ailelerin 🙂 giriş katında bir de kuyu olurdu oraya karpuz kavun sallandırıp buz gibi yerdik. Varlıkları o veya bu nedenle artan aileler mahallede kalmaz Doğancılar veya Salacağa taşınırlardı.

Dedem Köprüde Akay Bölüğünün Kesedarı olarak görev yapardı. Eskiden Karaköy köprüsünün Bu günkü Kadıköy iskelesine yakın olan tarafından Ada vapurları kalkardı. Yaz gelince özellikle Rumlar yazlığa Adaya giderler yaz sonu dönerlerdi. İnsanlar çok zengin olmadığı için kışlık evlerinden buzdolabı, yatak ve kullanılacak ev malzemelerini  götürürler yaz sonu geri getirirlerdi.

İşte Akay Bölüğü bu eşyaları taşıyan insanların bir Bölüğü idi. Onların dışında kimse Ada vapurlarında yük taşıyamazdı. Umumiyetle güçlü kuvvetli ve genellikle okur yazar olmayan hamallardan kurulu idi. Bunların başında bir reis bir de kesedar olurdu. Kaç liraya taşınacağının pazarlığını reis yapar toplanan para da 1 kuruşuna dokunulmadan kesedara verilirdi. Akşam iş bitimi toplanan para sayılır reis 3 pay kesedar 2 pay diğer çalışanlar 1 pay alırdı.  Yaz günleri dışında çok iş olmadığı için hayat biraz daha zor olurdu.

Dedem çok ilginç bir insandı. Boyu 1.70 den kısa idi. Zaten anne tarafımda en uzun olan 1.75 baba tarafımda en kısa olan 1.88 di. Ben ve babam aynı boydaydık. Dedem Kayserili olduğunu söylerdi ama kanıtlayamazdı çünkü hiç akrabası yoktu. Ama görünüşüne bakanlar onun Afrikadan geldiğini düşünebilirdi. Suratı ve elleri  yıllardır köprüde çalıştığı için nerdeyse zenci kadar siyahtı. Hayatında hiç kısa kollu giyinmedi. Ten rengi ise neredeyse pembe beyazdı. Çok utangaç bir mizacı vardı. İnsanların yanına çıkmayı pek sevmezdi ve el öptürmeyi hiç sevmezdi. Bayramlarda arkasından koşup sıkıştırır zorla elini öperdik.

O bayram da namaz sonrası bayramlaştık. El öpme sonrası bana bir çikolata verdi. Aldım ve ekmek fırınına verilen tepsiyi almaya gittim. Yolda çikolatayı yedim Uncular Caddesindeki fırından tepsiyi aldım geldim. Dedem yanıma geldi parayı da yemedin inşallah dedi. O zamanlar, yaşı tutanlar bilirler, kağıt 2.5 liralar vardı. Çok büyük paraydı. Onu çikolatanın ambalajının arasına koymuş. Hemen koştum bütün yola baktım bulamadım. Bayram öncesi iyi bir yevmiye almış ve  bana süpriz yapmak istemiş. Ancak verecek bir 2.5 lirası daha yoktu.

Bayramdan sonra film çekimi tekrar başladı ben o günden sonra seyre gitmedim. Keyif benim neyime. Çok üzülmüştüm.Herkesin dedesi iyidir ama benimki çok farklı idi.

Aslan  Dedem