Yaşamak Yaşlanmak

İlk yazımı  2 Ekim  2012 de kaleme almışım . Bu gün yayınladığım yazı sayısı 948 e ulaşmış.

Bunların hepsini sitemde bulmanız mümkün.

Yazılarımdan birinde herhalde kendini arkadaş olarak tanımlayanlara biraz kızmışım.

Şimdi o kadar belki kızmam ancak o gün coşmuşum.

” Öyle arkadaşlar vardır ki, ” demişimdownload

” Candan ileridir, hiç ellerini üstünüzden çekmezler. Hele bir de o veya bu şekilde tek kalmışsanız ve de çocuklarınız size yakın oturmuyorsa sizin için kendilerini parçalarlar.”

Ve de devam etmişim.

” Saat mevhumları hiç yoktur. Günün erken saatlerinde de geç saatlerinde de telefonla veya bizzat gelerek iyi olup olmadığınızı öğrenmek isterler.”

Bu arada çok sevdiğim bir tespiti önemle vurgulamıştım.

” Yaşlanmana  izin verirler yaşamana izin vermezler. ”

Kesmemiş atışa devam etmişim.

” O çok sevdiklerini söyledikleri insanlarla oluşturdukları diyaloglarda hem daha çok konuşabilmek hem de kendi fikirlerinin önemli olduğunu kanıtlayabilmek için ama diyerek lafı ağızdan almayı çok severler.

Hiç düşünmezler ki  bir cümlede ama varsa öncesinde söylenenler önemsizdir.

Arkadaşların değişik cinsleri olduğunu ifade etmiş

“Kimileri haksızlığa tahammül edemez, kimileri de haksız çıkmaya.” demişim.

Bu gün derseniz ki bu yazdıklarına ne dersin.

Biraz kantarın topuzunu kaçırdığımı kabul ederim.

Ancak söylediklerim gerçeği yansıtmıyor mu sorusunun cevabını bir düşünün.

Bunun takdirini  sizlere bırakıyorum.