Yazı Yazasım Gelmiyor

Yeni bir yıla girerken adettir hep iyi ve olumlu mesajlar verilir,

Ya sonra

Ülkede yaşananlara bakıyorum da vallahi  hiç yazı yazasım gelmiyor.

Yarın yeni yılın ilk çalışma günü.yazi

Sokağa çıkanların suratlarına bir bakın

Ne kadar üzgün olduklarını göreceksiniz.

Hiç sevmediğim bir şekil ” Bizim zamanımızda ” diye söze başlamaktır.

Ancak morallerin yükselmesi bence  insanların psikolojik yapılarını normal seviyelerine çekmesi ile ancak mümkündür.

Bu nedenle bu yazıma tam üç yıl önce bu gün yazdığım bir yazımdan alıntı yapacağım.

Okuyanlara bir rahatlama yapar mı bilmem.

Benim adım Hıdır , elimden gelen budur.

 

Bu günkü yazım konusuz ve nedensizdir ve böyle yazıları zaman zaman yazacağım. Bu tip yazılarda benim yaş gurubumdaki insanlar belki kendi eskilerini bulur genç nesil ise bizi anlar.

Ben Beylerbeyi Küplüce doğumluyum. İyiki büyük bir adam olmamışım çünkü o zaman işte doğduğu ev diye gösterilecek bir evim yok. Boğaziçi köprüsü inşa edilirken onu yıkıp üstüne köprünün  ayağını yapmışlar.

Daha sonra Üsküdara gelmişiz . Çingene fırınının yolunda Evliya Hoca sokağının sakini olmuşuz. Daha sonra ise Kadıköy.

1959 da Kadıköy’e taşındık . Üsküdar’dan sonra inanın ki dostlarım kendimi Amerika’ya geldim zannettim. Kadıköy deyince Moda falan zannetmeyin Yeldeğirmeninde oturdum. O seneleri hatırlamayanlar için söyleyeyim mesela minibüs caddesi Ziverbey’e kadardı ondan sonrası yoktu. Bu nedenle ben hala bu yola Ziverbey derim.

Yeldeğirmeni bir yanı ile Haydarpaşa Garı ve Kadıköy vapur iskelesi yanında seçkin insanların oturduğu bir semt olmanın yanısıra özellikle Yahudi ve Ermenilerin çok az da Rum komşularımızın olduğu bir yaşam mekanı idi. 1906 da inşaatı başlayan Haydarpaşa Garı ile hemen hemen aynı tarihlerde yapılmış olan ilk ve ortaokulları ve apartmanları ile ünlü bir semtimizdi. Hatırlanacak eski dizilerden Melekler Korusun  bu semtteki İtalyan Apartmanında çekilmişti. Yahudilerin önemli havralarından biri de burada idi. Ancak 1960 ların ikinci yarısında o zamanları yaşayanların bildiği ancak bu yazının konusu olmayan nedenlerle Musevi vatandaşlarımızın çoğu ülkemizi terketmiştir.

Yaz günlerinde her akşam mahallenin her dinden delikanlıları ve genç kızları zengini ile fakiri ile bir arada bir apartmanın merdivenlerine oturup gitar çalıp şarkı söylerdi.

Anlattığım senelerde daha MFÖ yoktu Erkin Koray yoktu. Sadece Ördek Sermet vardı. Sermetin suratı ve özellikle sesi ördeği çok andırırdı. Rock söylerdi.

O zamanlar Orhan Günşiray çok ünlüydü. Bir yerel magazin mecmuasına verdiği bir demeçte ” Gençliğimde pek param yoktu taşlara oturup elma ile şarap içerdim ” demişti.

Biz de bazen arkadaşlarla aşağıya deniz kenarına iner taşlar kıçımıza bata bata elma ile şarap içerdik. Arkamızdan tramvay geçerdi. O zaman daha denizler doldurulmamış idi. Halkım diye diye hakkı insanların elinden aldık. Zamanında evlerinin önünden denize giren insanlar şimdi sandalları bahçelerinde,  daha önce deniz olan önlerindeki yoldan geçen araba ve otobüslere bakıyor.