21 Aralık,Gabriel Garcia Marquez , Siyasetin Cahilleri

” Günün birinde hepimiz sonsuza dek susacağız. Onun için sevdiklerinize simdi Seni seviyorum! demekten çekinmeyin”

Yazıma nasıl başladım ama!  yarın acaba dünyanın sonu gelecekmi diye herkesin içi içine sığmıyor. Ben de eski bir tarihte Dropa Kabilesinden bahsetmiştim. Tabii ki Maya Kehanetleri de o yazıda kısmen yer almıştı. Bu kısmı tekrar geçiyorum.

Bence MÖ 12.000 den itibaren dünyamızda olan uzaylılar bir şekilde dünyalılarla karışıp hayatiyetlerini devam ettirmişlerdir.

Belki yüz yıllardır dünyanın işleyişine,savaşlara ve yaşadıklarımıza yön veren bu saf veya melez kişiler dünyayı seçilmiş adamları vasıtasıyla yönetmektedirler.

Bu nedenle onların 21 Aralık 2012 ile ilgili kehanetini doğru irdelemekte yarar vardır.

Mayalar bir yandan bu tarihe ’ Zamanların Sonu’ derken diğer bir yandan ’ İnsanlığın yükselişinin başlangıcı olacak’ diye adlandırıyorlar.

Ben bana mesaj yolu ile ulaşan izleyicilerime söylediklerimi  aynen tekrar ediyorum.

Yarının iyi günlerin başlangıcı olmasını ummak istiyorum.

Bu fırsattan istifade ederek bu güne kadar söylemek isteyip de söyleyemediğim bazı hususları özlü sözler yardımıyla ortaya koymak istiyorum.

Siz de bence öyle yapın! İçinizdeki bütün istek, arzu gerekirse pişmanlık, tüm duygularınızı koşulsuz olarak sevdiklerinizle paylaşın.

21 Aralık hiç değilse sizin için yükselişinizin başlangıcı olsun!

Ben başlıyorum efendim, sevgi dolu dostlarım arkamdan gelsin.

Evvela İcarus ( İkarus) ile başlayalım. Atinalı mimar mucit Daidalus’un oğlu. Kalp dediğin atıyor zaten, marifet ritmi değiştirebilende.. diyen kişi, sevgiliyi ne kadar net tarif ediyor. Ancak hapisten babasının icat ettiği ve gövdesine balmumu ile yapıştırdığı kanatlarla uçarak kaçarken güneşe fazla yaklaşması nedeniyle düşerek hayatını kaybediyor ve sevgilisine kavuşamıyor.

Sevgiden bahsederken hep iyi şeyler söylemek zorunda değiliz. Bakın Gabriel Garcia Marquez ne diyor.

”Aslında kötü insan yoktur hayatın hiçbir evresinde, her insan huzur verir; kimi geldiğinde, kimi gittiğinde.”

Ustayı haklı çıkaracak bir söz de Necip Fazıl’dan

“Aslında yaprak sıkılmıştı ağaçtan, bahaneydi sonbahar.”

Bazen yaşadığımız hayatta monotonluk o kadar öne çıkarki hayat yaşamak değil gün geçirmek olur.

Bu durumda karşınıza iki seçenek çıkar. Birini Albert Einstein söylemiş

” Hayatı yaşamanın iki yolu vardır;

Biri hiçbir şeyin mucize olmadığını düşünmek, diğeri ise her şeyin mucize olduğunu düşünmektir.”

Bu fikirde biraz, Dayan Mehmet kokusu var ( Az ayıp bir fıkradır yazamam.)

İkinci fikir  Hollanda Atasözü olup çok çekmiş, artık dayanamayan kadın ve erkek için geçerlidir. Ülkemizde de bunu isteyen olur ama genellikle gücü yetmez.

”Ömrümün sonuna kadar eşeğe binmektense, bir yıl ata binmek yeğdir.”

Bazen ilişkilerin sonlanmasını insanlar hazmedemez. Onlara da Eflatun’a kulak vermelerini öneririm.

” Bitti diye üzülme yaşandı diye sevin” diyor büyük usta yüzyıllar öncesinden

Siyasetle ilgili söyleyeceğin bir şey yokmu diyenlere tek şey söylerim, bu ayıp herkese yeter.

” Siyasetle ilgilenmeyen aydınları bekleyen kaçınılmaz sonuç, cahiller tarafından yönetilmeye razı olmaktır.”