Aber Herr Lehrer, Farklı Olmak, Turgut Özal

Alman Lisesinde okurken sınıfımızda Yavuz diye bir arkadaşımız vardı. Yavuz’un en büyük özelliği derste bir konu işlenirken herkesin söylediğinin tersini söylemekti. Konuyu anlasın  anlamasın hemen ‘Aber Herr Lehrer’ diye araya girerdi. Aber Herr Lehrer almanca ’ Fakat öğretmenim demekti. Bu nedenle Yavuzun ismi sadece sınıfta değil okulda da  ’ aber Herr Lehrer Yavuz’ diye bilinirdi. Öyle günler olurdu ki Yavuz bazen sabah savunduğu kendi fikrine öğlene doğru itiraz ederdi.

Ben bu tip insanlara okurken ve özellikle iş hayatında çok rastladım. Bu tip insanlar ikiye ayrılır

1- Farklı olanlar

2- Farklı Görünmek isteyenler

Bunların en tehlikelileri 2 numaralardakilerdir. Görüşülen konuda önce bilgi sahibi olur sonra hemen söze atlarlar. ’ Fakat konuyu bir de diğer açıdan değerlendirirsek’ derler. Ondan sonra sazı ele alamazsın. Bayıltana kadar konuşurlar.

Ancak gene görülmüştürki bu tip insanlar iş hayatlarında çok başarılı olmuşlardır.

Sebebi bence çok açıktır. Oscar Wilde’nin dediği gibi

‘’Çoğu insan, birbirinin aynıdır. onların düşünceleri başkalarının fikirleridir, onların hayatları taklit, tutkuları alıntıdır.’’

Herkese benzemeyen, sıradışı fikirlere sahip olan bazı insanlar ülkeleri için zaman zaman bir şans olarak ortaya çıkarlar.

Bunların başında ben hep rahmetli Turgut Özal’ı görmüşümdür. 1980 sonrası yaptığı Başbakan Yardımcılığı görevi sonrası ve 1983 den itibaren yürüttüğü Başbakanlık boyunca ülke büyük bir Teknoloji hamlesi sağladı. Özellikle Telekominikasyon konusunda onun zamanında  ülkede büyük mesafeler alındı.

Ancak bu kadar başarılı çalışmaları sırasında bazı temel hatalar yaptı.Getirdiği prensler kendisini utandırdı ,ve onun hiç istememesine rağmen, menfaatlerinin arkasından hareket eden bir çalışan ordusu oluştu.

Darwin’in sözleri ile

“Bilim ve sanat bir kuşun kanadı gibidir. bu iki kanadı kullanabilen toplumlar uçar ve özgür olurlar. uçamayanlar ise tavuk olur. tavuk toplum, önüne atılan bir avuç yemi gagalarken, arkadan yumurtalarının alındığının farkında bile olmaz.”

Gene de yapığı devrim niteliğindeki eylem ve davranışları ile Türk Milletinin gönlündeki yerini aldı.

Bir de bu güne bakın

” Küçük şeylere önem verenler ellerinden büyük şeyler gelmeyenlerdir”

der Eflatun.

Bu gün ise Siyaset sevgi değil korku üstüne kuruluyor.

Voltaire diyorki

” Size kimin hükmettiğini öğrenmek istiyorsanız, sadece kimi eleştirme izniniz olmadığını bulun.”

Daha ne söylenirki