Freskler, Eyi Muz, Oldu Da Bitti Maşallah

Daha ben gençken  yazılarımda bir çok defa konu ettiğim Kadıköy Opera Sinemasına film seyretmeye giderdim.

Eskiden bir Opera salonu olan bu tesis tavan ve duvar freskleri ile  bir sanat şaheseri idi. Fresk. Islak Kireç sıva üstüne, ezildikten sonra su ya da su ve kireç bileşimi bir bağlayıcı ile karıştırılan pigmentlerle yapılan resimdir. Yüzey kurudukça kireç, pigmentin sıvaya yapışmasını sağlar.Bu usulde boyalar sıvanın içine geçerek kalınca bir renkli sıva tabakası oluşturduğundan resim çok sağlam olur.

Ancak kalite olarak böyle bir mekana yakışmayan seyirci  ise, tabiiki seviyeli ve elit seyirciyi tenzih ederim ( ayrı tutarım),  az seviyeli ( siz siyasilerin söylemlerine bakmayın hiç bir kelimenin sonu sız ve siz le bitmez) kişiler  ve ben ve benim gibi çocuklar ve gençlerdi.

O günlerdeki sinemalar bu günkülere benzemezdi. Sinemaya gelenler biletlerini yer göstericiye verirler,onun gösterdiği yere otururlar ve adamın bahşişini esirgemezlerdi.  Bu yer göstericiler sinemadan maaş almazlar tam tersi aldıkları bahşişlerden sinema sahibine her gün anlaştıkları bir parayı verirler üstü ise onlara kalırdı.

Sadece  Amerikan Filmlerinde öpüşme sahnesi olurdu. O günün şartlarındaki sinema seyircisi öpüşme sahnesinde sesinin bütün gücü ile ” Eyi Muz” diye bağırırdı.

Opera sinemasında yer gösterici o tarihlerde tekti ve enine boyuna aslan gibi bir adamdı. Kendisi zenci idi ancak o zamanlar zenci kelimesi kullanılmaz arap denirdi ve insanlar onları severdi. Üsküdardaki boyacı meşhur Arap Yaşar herkesin dostu idi. Kadıköyde de benim bildiğm bu yer gösterici Doğan dışında bir aile daha vardı ki küçük kızı Aynur biraz kısa boylu olmasına rağmen Kadıköy’ün en güzel kızları arasında sayılırdı.

Yani biraz evvel yazdığım ” Eyi Muz” deyimi ne şimdi futbol maçlarında yaşanan olayları akla getirir ne de esmer vatandaşlarımızı üzerdi.

Ben kendim ile ilgili bir anımı anlatayım. O zamanlar ilgi duyduğum ve kaş göz ile arkadaşlık teklif ettiğim bir hanım kızımızın, ailesi ile, o gün sinemaya gideceğini öğrendim. Film başlamadan önce Doğan’ın bahşişini yüksek tuttum ve  sinemaya girerken kızı göstererek beni film başlayınca onun yanına oturtmasını istedim ve ortalarda görünmeyeyim diye sinemadan ayrıldım.

Film başlayınca sinemaya tekrar geldim ve Doğan beni karanlıkta bir yere oturttu. Gözüm alışınca baktım ben kızın dayısının yanında oturuyorum kızı aile ortaya almış ancak komik olan şu. Sinemada başka seyirci yok herhalde film kötü kimse gelmemiş. Dayı kötü kötü bakıyor hemen iki yan koltuğa geçtim ara olup ışıklar yanmadan da doğrudan dışarı kaçtım. Ne ummuştum ne oldu.

SÜNNET

 

Ben nasıl ışıklar yanmadan doğrudan dışarı kaçmış isem bu gün ülkemizde de sonu öyle veya böyle benimle benzer davranış gösteren veya gösterecek iki önemli olgu var

1- PKK

2- Suriyeden Ülkemize Gelenler

Bunlardan ilkinin  yurdumuzu terketmeye başladığı söyleniyor.Bu konunun en şaşırtıcı tarafı her gün onunla yatıp onunla kalktığımız Barış Süreci A.B.D ziyareti sonrası tamamen unutturuldu  Bir gün bir yetkili kalkacak çekilme bitmiştir diyecek. Nasıl emin olacağız. Kaç kişinin girdiğini bilmiyoruz kaç kişinin çıktığını bilmiyoruz ama bitti diyene inanacakmıyız?. Hani eski tip sünnetlerde bütün aile sünnetçinin başında durur ve bağırırdı ” Oldu da bitti maşallah”. Bu işin maşallahı nasıl olacak.

İkinci durum ise daha karışık. Farzedelim allah ömür verdi gördük sorun bir şekilde bitti veya mevcut politikada bir değişiklik yapıldı. Hükümet eski  tabirle ” Hadi arkadaşlar harç bitti yapı paydos, herkes  evli evine köylü köyüne” dedi.

Bir bakacağız ki çıt yok. Suriyeye dönmeleri halinde ülkemizdeki durumlarından daha kötü duruma düşecek belki de hayatlarını kaybedecek olan bu insanlardan bir kısmı  dönmek istemiyor  olabilir .Ayrıca toplam olarak doğru yanlış  800.000 kişi olduğu söylenen bu grubun önemli bir kısmı da silahlı. Hatay’ı Suriye sınırları içinde gösteren bir sürü palavra harita da elden ele dolaşıyor.

” Çıkmıyoruz burası bizim”  derlerse veya daha kötüsü onların içindeki savaşan gruplar ülkemizi hedef alıp eylem yaparlarsa onları nasıl çıkaracağız?

Benim kafam bu konuda pek çalışmıyor.Bir bilen varsa söylesin