Geri Tepmesiz Top, Moğollar, Evrim Teorisi

Dün askere teslim olduk, yazımı paylaşanlar çok artmış,erişim sayımız 51.000 olmuş.

Hayret diyemiyorum.Aslında 1972 yılını anlatıyorum. Piyade okulu 114. Dönem. Tam 40 sene olmuş. Zannediyorum bazıları kendi yaşadıklarını görüyor bazıları babalarını.Yaklaşık 70 gündür hergün yazıyorum. İlk zamanlar sadece insanlar etkileşimde bulunuyorlardı. Şimdi her gün yorum yapan sayısı artıyor. Umarım ilerde Güzin Abla formatına dönmem 🙂

İnsanlar tv de haber izlemek istemiyor. Ben sana kodum , ben sana daha çok kodum. Benim yaptığımın hepsi doğru,senin yaptığının hepsi yanlış. On yıl evvel karısından ayrılıp başkası ile evlenen biri,eski karısını bir başkası ile ilişkisi var diye kurşun yağmuruna tuttu.O araba  bu arabaya çarptı 22 ölü, Her gün kalkan şehit cenazeleri.

Bu örnekleri daha arttırmak mümkündür. Ancak çok büyük çoğunluğu geçim sıkıntısı çeken halkımız bunun yanısıra benim tesbitime göre başka bir açmazın içinde de kalmaktadır.

Kimsenin  ’ benim yoğurdum ekşi’ demediği ülkemizde gençler yaşlıların deneyimlerine hiç önem vermemekte, yaşlılar ise gençleri anlamamakta direnmektedirler.

Bütün bu sıkıntılar içinde ister spor, ister ekonomi, ister siyaset isterseniz moda veya magazin yazın bu konularla ilgili görüş ve karşı görüş sahibi istemediğiniz kadar, hepsi de bitaraf değil birtaraf olan, yazar bulursunuz.

Ben eski anılarımdan yola çıkarak olayları bir mizah anlayışı içinde ve hem nalına hem mıhına deydirerek sizlere aktarmaya çalışan bir yazanım ( Yazar değil) . Amacım yaşı müsait olanlara eski yılları anımsatmak gençlere ise bundan 40 sene evvel genç olanları acımasızca yargılamalarından evvel çok kısa da olsa düşünmelerini sağlamaktır. Şimdi devam

Elbiselerimi aldım beni 6. Takıma  vermişler. Silah Takımıymış. Diğer takımlar silahsız takım değil tabiiki. Bizim takım Havan ve Geri Tepmesiz Top Eğitimi alacakmış.
Herhalde beni de büyük parçaları taşımak için seçmişler.

Bir de beni sevindiren bir şey oldu Moğollar Grubunun solisti Aziz Azmet bizim takıma geldi. O Haydarpaşa Lisesinden arkadaşım. Zaten benim müzikle aram yok ama Moğollar Grubu ile var. Cahit Berkay İktisat Fakültesinden , Rahmetli baterist Engin Yörükoğlu mahalleden  arkadaşım.

Sabah saat 07:30 içtima akşam 17:30 tadat. Sizin anlayacağınız sabah toplanacağız akşam dağılacağız. Arada ileri, geri, sağa dön, sola dön, yürü de yürü.

İlk gün başladı bitti. Ben kapıda sigara içiyorum. Nöbetçi teğmen geldi. İçerisi postal kokusundan ve ızdırap çeker gibi horlayanlardan geçilmiyor. Daha ilerde adı geçeceği için burada söyleyeceğim. Teğmen Kamber Pakiş. Sarışın mavi gözlü uzun boylu fevkalade yakışıklı bir teğmen. Teğmen Pakişdiye kendini tanıttı. Bizim bölüğün eğitim subayı imiş. ’ Sen yorulmadın mı?’ diye bana sordu. ‘Ben basketbolcuyum 2 gün önce lig maçı oynayıp Okula katıldım ’ dedim.

Ertesi sabah Takım sorumlusu seçimi yapıldı. Ben Azizi önerdim ’ Sesi gür çıkıyor çağırınca duyarız dedim’ Kabul edildi. O arada ben de Flamacı oldum. Dalga geçmeyin flamacılık zor zanaat. Flamacı takımın 7-8 metre önünde gidiyor.  Arkadakiler enseye tokat önemsiz bölgelere şak şak yaparken sen önde rüzgarda, yağmurda elinde 2,5 metre sopalı bayrak görev yapıyorsun. Komutanın önünden geçerken flamayı yere paralel tutup kaz adımı geçmek de cabası.

Bir ay dışarı ile görüşmek yasak. Bir ay sonra yemin töreni yapılacak. Çakı gibi subay adayları aileleri ile buluşacak. Hepimizden ölçü aldılar. Fıstık gibi Harici Elbiselerimiz gelecek.

Son hafta elbiseler geldi. Piyade Okulunda sadece 3 kişiye elbise olmamış. Bir tanesi Türkiye Vücut Geliştirme Şampiyonu. Adamın göğsü çok gelişmiş önü kapanmıyor. İkincisi Hukuk Fakültesinde Doçent. Minibüs M…. diye okulda biliniyormuş. Boyuna göre kilosu belirli bir kg nin üstünde olanlar da askere o yıl alınmıyormuş. Arkadaşımız Matematik Bölümünde Doçent olmadığı için 150 gr. yüzünden yakalanıp askere alınmış. Herkes dalga geçiyor ‘bir tarafını kestirseydin askere alınmazdın’ diye. Elbise olmayan üçüncü kişi de benim. Sebebi de kollarımın çok uzun olması. Bunu ilk tesbit eden benden 13 yaş büyük  ve İstanbulun 2.02 boyu ile en uzun oyuncusu olan bir değerli büyüğümdü. İnşaat Mühendisi idi. Kabataş Arabalıvapur iskelelerini onun yaptığı söylenir. Bir gün idmanda  onun bir topunu kestim. ’ Küçük gel’ dedi ’ Bu bu gün kestiğin ikinci top, kaldır elini havaya’ Kaldırdım o benden 10 cm uzun ama kollarımızı kaldırınca ben ondan 2-3 cm uzunum. O güne kadar kollarımın bu kadar uzun olduğu hiç dikkatimi çekmemişti. Sonra korktum. O ara Evrim Teorisi pek revaçta . İnsan maymundan geldi diyenler, gelmedi diyenler. Ya beni yakalayıp oramı buramı ölçerlerse diye de korkuyorum. Şimdi askerde yakalandık.

‘Sizin üçünüze de elbise diktirilecek ama kumaşı kendiniz bulacaksınız’  dediler. ’ Sıraya girdik aileye telefon ettik’ Bir doktor albay akrabamız var hiç askeri elbise giymez’ Ben de kumaş var getireyim’ demiş.

Neyse yemin töreni günü geldi. Herkes fiyakalı haricilerini giymişler. Çoğunun da elbise üstüne oturmamış ama ne gam, pırıl pırıl dışarı çıkacaklar.Askerlik yapanlar veya böyle bir törene bir nedenle katılanlar bilir. Herkes bir silaha yeni gelin edasıyla sarılıp yemin eder. Bizim elbisemiz yok diye ’ Siz arkada bekleyin dediler’ Biz arkada duruyoruz. Ben minibüse ’ Hocam bizi yemin ettirmediler herhalde çavuş çıkaracaklar’ diyorum. O bana sayıyor. Ne ise tören bitti. Bütün Alay marş eşliğinde uygun adım kapıya gidiyor. ’ Ben arkaya kaynak yapalım’ diyorum. Minibüs M….. ’ Delimisin oğlum askerliğimizi mi yakacaksın’ diyor.

Sonra ne mi oldu?

Yarın