Haklı Olmak

İnsanın tarifini yapan bir çok kişi vardır.

Ben de Minkeos olarak filozof kişiliğimle bir yazımda insanı şöyle tanımlamıştım.

” Herkes insanı Homo Economicus olarak tanımlar. Bence insan Homo Egoizmus’ tur ” .

Tanımı biraz eksik yapmışım.

İnsanı ekonomik olarak düşünenlere karşı egoistliğini öne çıkarmışım ancak duygu arenasını eksik bırakmışım.

Bunu Robin Sharma’ nın tespitini okuyunca anladım.

O Hindistan doğumlu bir Kanadalı.

Mesleği avukatmış ancak sonra eğitime yönelmiş.

İnsanı şöyle tarifliyor.

” Geride bıraktıklarımızı özlüyor, elimizin altındakinden sıkılıyor, ulaşamadıklarımıza tutuluyoruz.”

Ekleyecek bir şey var mı?

Veya yok o iş öyle değil böyle diyeceğiniz.

Tespitteki en önemli husus bence tatminsizlik.

Ben de daha evvel yazmıştım.

Altınızda BMW Jeep olsa bile yanınızdan geçen Ferrari’nin sahibini kıskanırsınız diye.

Yazar bu konuyu hisler bazında incelemiş.

Elimizin altındakinden sıkılıyoruz diyor.

Bu konuda örnek çok.

Altı defa evlenenleri mi istersiniz.

Saygın bir kişi ile evliyken boşanıp çok daha tartışmalı bir kişi ile hayatını sürdürenleri mi?

Ya ulaşamadıklarına tutulmak .

Aramızda bunu, hiç değilse hayalinde, yapmamış bir kişi bile var mıdır?

Bu davranışı gözü dışarıda diye açıklayamayız.

Ancak hem bunları yapıyor hem de dönüp geriye baktığında geçmişimizi özlüyoruz .

Bunların hangisi doğrudur diye sorarsanız bence cevabı Nasrettin Hoca’da.

Hani Kadılık yaparken aralarında problem olan iki kişi gelmiş dertlerini anlatıyormuş.

Hoca birincisini dinlemiş.

” Haklısın ” demiş.

İkincisi söz almış Hoca onu dinlemiş

” Sen de haklısın ” demiş.

Karısı lafa girmiş

” Hoca ikisi de haklı olmaz. Ya biri ya öbürü haklı ” demiş.

Hoca ona da cevap vermiş

” Valla hanım sen de haklısın.”

Bu nedenle lütfen üstüme gelmeyin.

Hepiniz haklısınız.