İhtiyaç Sevgi

Havalar açtı.

Sabah 7 de çıkarım balkona alırım Nescafe’ mi seyrederim otobüslere minibüslere binenleri.

Okula giden çocukları.

Saat 8 de ise içeri girerim.

Evim sabah güneşini alır benim klimam yok.

Kaparım perdeleri güneş girmesin diye

Yazarım yazılarımı.

Tespitim şudur.

Genellikle insanlar sabahları taze tezeğe basmış da ayakkabıları kirlenmiş gibi bir suratla güne başlıyor.

Bunu daha evlerinin kapısından çıkarken görmek mümkün.

Karşılaştıkları insanlara bir gülücüğü , günaydını esirgiyorlar.

Öğrencilerde de durum aynı.

Yollarda birbirleri ile itişme tekmeleşme gırla gidiyor.

Herkes çirkinleşiyor.

Yanlış yapıyorlar.

Kendimden örnek vereyim.

Ben zaman zaman , gerektiği için , dışarıya çıkarım.

Kapıdan çıktıktan sonra rastladığım her kişiye ,yaşı ne olursa olsun, gülümser ve selam veririm.

Çünkü bir deyişi hatırlarım.

” Gülümsediğinde güzelleşmeyen bir yüz hiç görmedim.”

Sabah erken kalkarsam kahvaltımı değişik yerlerde yaparım.

Babamın lafıdır.

Alışverişini değişik dükkanlardan yap herkes evine ekmek götürsün derdi.

Sonra markete giderim.

Hem alışveriş hem de çalışanlar ile sohbet.

Sonrası biraz sıkıntılı olur.

Markete girince biraz çoşarım.

Kasaya gelince anlarım yükümün fazla olduğunu.

Bir elde baston diğerinde 3-4 poşet.

Dışarıda bankta oturur bir sigara yakarım.

Sonra ne olur bilir misiniz dostlarım?

Ya market çıkışında ya da yolda birileri benim poşetleri alır sitenin kapısına bırakır.

Bunun nedeni insanlara gülümsemem ve sevgidir.

İnsanları ayrıştıran kafalara boş verin.

İnanç , mezhep ve kökenleri ne olursa olsun ülkemin insanı düzgündür.

Siz de yarından itibaren yoldaki herkese selam verin gülümseyin.

Belki ilk zaman netice alamazsınız.

Olsun

Israrla devam edin.

Çünkü şu an ülkenin ihtiyacı sevgidir.