İki Kalem Pirzola

Çok uzun yıllardan sonra 5 ay önce yeni bir torunum daha oldu.

Tam 63 sene sonra , aileye bir kız daha geldi.

İyi de oldu pirzola

Sağıma baksam sakal soluma baksam bıyık görüyordum.

Hemen yakıştırmalar başladı

Buse Hanım kime benziyor diye.

Hemen tartışmayı sonlandırdım.

” Tabii ki bana benziyor ” dedim.

” Baksanıza onun da ağzında da hiç diş yok  ”

Kendim ile dalga geçmeyi çok severim.

Çok küçük yaşlardan itibaren dişlerimi kaybetmeye başladım.

Kalsiyum eksikliği dediler.

Hani biri demiş ya

“Sebzelerden en çok eti severim.”

Diş sorunum beni sadece bu neden ile üzmüştür.

Alacaksın bir pirzolayı eline

Çekiştire çekiştire yiyeceksin.

Bunu pek yapamıyorum.

Gözümde de benzer sorun vardır.

56 yıldır gözlük takarım.

Basketbol oynarken hiç gözlükle oynamadım.

Son yıllarımda hakemler benim scoreboardu göremediğimi bilir yanımdan geçerlerken  maçın kaç kaç olduğunu söylerlerdi.

İyi bir atıcıydım.

Arkadaşlarım” Bir de görsen kim bilir ne kadar çok atacaktın ” derlerdi.

Şimdi hayat bana fren yaptırdı.

Gene de yeme içme ve görme ile ilgili elimden geleni yapmaya devam ediyorum.

Çünkü vaktim kısıtlı.

Göbeğim önden gidiyor , çocuklar torunlar endişeli.

Ben sallamıyorum.

Hani balık demiş ya

” Ben öldükten sonra ne yapayım derin gölleri. ”

Zaman zaman perhiz yapayım , sigarayı azaltayım diyorum.

Olmuyor

Bunu yapan eşime dostuma şöyle diyorum.

” Sizin iradeniz  güçlü değil canlarım, tutkularınız  zayıf.”

Neyse bana müsaade

Gene karnım acıktı.