İnanç, Güven,Bertrand Russell.

Bu gün sabah erken saatte yolda giderken yolun üstünde iki tane çocuğa rastladım. Birinin elinde iki ince sopa ve sopaların arasında ise bir solucan vardı. ” Ne yapıyorsunuz?’ diye sordum. ’ Solucan yolun ortasına çıkmış amca arabalar ezmesin diye aldık yol kenarına bırakacağız’ dediler.

’ Allahım’ dedim ’ bu yaşlarda bu kadar iyilik dolu olan ülkemin insanı neden zaman içinde bencil,kıskanç,tatminsiz ve saldırgan kişiliklere bürünüyor.

Ben, zaman zaman bloglarımda bahsettiğim gibi, 9 yıl F.Bahçe basketbol takımında oynamama rağmen G.Saray taraftarıyım. Oynadığım zamanlarda futbol maçları ,şimdi Beşiktaşın oynadığı, o günkü adıyla Mithatpaşa Stadında, basketbol maçları da Harbiye deki Spor ve Sergi Sarayında( Şimdiki adıyla Lütfi Kırdar Fuar Alanı) oynanırdı.Zaman zaman G.Saray ve F.Bahçenin futbol ve basketbol maçları aynı güne gelir ve ben ve benim gibi olan basketbolcu ağbim Hüseyin Kozluca ile önce futbol maçında G.Saray tribününde oturup ’ Gasaray Gasaray Cimbombom ’ diye bağırır ve Fener tribünlerinden yuh yer, sonra yürüyerek Fener ve Gasaray taraftarı ile birlikte Spor Sergi Sarayına gider Fener forması ile maça çıkardık. Bir gün bile taraftardan tepki almadım.

Bu gün ağızlarından salyalar akıtarak ’ Ölmeye geldik’ sloganıyla maçlara yürüyen sözde taraftarların bence Sivasta Madımak oteline yürüyenlerden hiç bir farkı yoktur.

Yıllardır ülkemizde amaçları uğruna özellikle eğitimsiz bireyleri tesiri altına alan bence kökü dışarda olan güçler özellikle düşük gelirli ve inançlı kesimi tesirleri altına alarak istekleri paralelinde bir ortam yaratmaktadırlar.

‘İnançlar hakikat düşmanları olarak, yalanlardan daha tehlikelidir’ diyor .Nietzsche.

Bence insanları istediği yöne sürebilmek için dış güçler, toplumun içinden sözü dinlenen özel kişiler üzerinde çalışarak, onları ele geçirir ve onların beyinlerini yıkayarak hakikatları bildiklerine inandırılırlar.Bu insanlar maddi ve kişiliksel pohpohlamalarla kendilerini lider olarak hisseder ve diğerleri üzerinde baskı oluşturmaya başlarlar.

” İnsanlar, hakikati sadece kendilerinin bildiklerini sandıkları için birbirlerine zulmederler.” diyor Bertrand Russell.

 

Bu nedenle ben toplumu geren bu insanları yönetenlere bir İsveç atasözünü hatırlatmak istiyorum.

” Kelebek bir zamanlar tırtıl olduğunu unutup durur.” der İsveçliler.

Son bir söz de bence hiç kusuru olmayıp sadece kötü niyetli liderler tarafından gaza getirilip olaylara sebep olanlara Demokritus’u dinlemelerini öneririm.

” Her kişiye güvenme, yalnız denediğin kişiye güven. Her kişiye güvenmek basitliktir, yalnız denediğin kişiye güvenmek erdem”