Kızılderili Sözü, İç Güzellik Önemli

Bu gün yazım kalpten sosyal olacak. Bu ne demek diye düşünmeyin böyle bir tanım yok şimdi ben uydurdum.

“bizim şarkılarımız çoğunlukla yağmur üzerinedir. çünkü bizde yağmur çok az yağar ve çok istenilen, özlenilen bir şeydir. dikkat ettim; siz beyazların şarkılarının çoğu da ‘aşk’ve ‘sevgi’ üzerine..”  diyor bir kızılderili sözü.

Dün Amerikayı yazarken Kızılderilileri es geçtik. Amacımız tabii güzellikler içinde yaşayan  dost canlısı bir ülkenin zaman içinde nerelere getirildiği idi. A.B.D bu konu ile ilgili bir örnekti. Kızılderilileri düşününce de bu söylem aklıma geldi.

Eğer kızılderilinin söylediği doğru ise, biz beyazların çok büyük kısmı sevmiş ve aşık olmak istemiş ancak çok azımız sevgi ve aşk ile tanışmıştır. Acaba doğru mu söylemektedir?

Bu satırları okuyan herkesin geri dönüp hafızasını tazelemesini istiyorum. Acaba yaşamları boyunca aşk ve sevgi ile bağlandıkları insanlardan geriye ne kaldı, ne hatırlıyorlar. Aşkmıydı yoksa tutku mu?

Bence duygular daha çok sevenle ilgili sevilenle değil. Sevgi için nereden yola çıktığın çok önemli. 19. yüzyılı fikirleri ile etkilemiş Alman Düşünürü Arthur Schopenauer diyorki ” Herkes kendinde eksik olanı sever

Sevdiğiniz kişinin öncelikle sizi etkilemiş olması çok muhtemel. Bu da ustayı haklı çıkarıyor.

Daha sonra ne oluyor, birlikte yaşanan bir süre. Bu sırada çiftler birbirlerini tanımaya ve kendi gerçeklerini ortaya koymaya başlıyor.

” İnsanlar, hakikati sadece kendilerinin bildiklerini sandıkları için birbirlerinezulmederler” diyor 20. Yüzyılda yaşamış İngiliz Filozof Bertrand Russell.

Ama ben haklıyım hayır ben haklıyım söylemleri ile geçen günleriniz olmadı mı hiç değerli okurlar?

Bu arada eksik anlamaya meydan vermemek için bir konuya açıklık getireyim. Bazı dostlarım benim özellikle geçmişteki düşünürlerden alıntı yapmam nedeni ile ilgi alanımın felsefe olduğunu düşünüyorlarmış. Benim yazılarımda tek amacım var. Dünyada önceden yaşanmışlara bakarak yaşanacaklara ait izler bulmak ve onu sizlerle paylaşmak. Bu arada verdiğim örneklerle sizlerde de araştırma arzusunu canlandırmak. Eğer bunu bir ölçüde sağlayabiliyorsam kendimi başarılı sayarım. Ben her gün en az 2 saat sayfa dolaşarak ileride yazacağım konularda kullanılabilecek fikir ve söylemleri stokluyorum.

Bu gün ustaların sözlerine çok yaslandığım bir yazı olsun istiyorum.

Canım cicimli günler tartışmalar nedeniyle sıkıntılı günlere dönmeye başlar. İlişkinin hemen başında sevginin nedenini sevgilinin iç güzelliğine bağlayan biz, ayrıldıktan sonra da ” Evet kendisi güzeldi ama önemli olan iç güzelliği” deriz.Aynı insanın iç güzelliğini işimize gelince olumlu işimize gelmeyince olumsuz görmek de tam insana yakışan davranış.  Gel de şimdi daha 1994 te ölen Charles Bukowski’yi anma. Önemli olan iç güzellik deriz ama dışı lekeli karpuzu bile almayız.” diyor usta.

İlişki monotonlaştıkça şikayetler artar. Mutluluğu kucağınıza koysalar gene memnun olmazsınız.

-Şikayet ettiğiniz yaşam, belki de başkasının hayalidir… der Tolstoy

Bu yazıyı neden kalpten sosyal diye adlandırdığımı bilmem anlatabildim mi? Bu kadar sosyal gerçeklerden sonra lütfen ve son olarak kalpten bir düşünün.

Acı veriyorsa geçmiş geçmemiş demektir. 


Eğer şu an beklemeye aldığınız veya sonlandırdığınız bir ilişki varsa ve hala acı veriyorsa, yaptığınız hataları tekrarlamamak koşulu ile, canlandırmaya çalışın.

Eğer yeni bir ilişki içinde ve mutlu iseniz bunu, bu yazının ışığında, sürdürmeye çalışın ve kızılderili sözünü hiç unutmayın.

Bu hayatta sevgi ve aşk dolu günler o kadar azki

Hem vallahi hem billahi