Öbür dünya

” Ne mutlu o yoksullara ki öbür dünya onlarındır. Pek yakında bu dünya da onların olacaktır. ”

Ülkem insanının bu gününü ,  Kılıçdaroğlu’ nun son seçim beyannamesini kamu oyuna sunarken defalarca kullandığı tabirle ” çok açık çok net ” olarak ifade eden bu kişi kim midir?

Friedrich Engels.Engels

1820-1895 yılları arasında yaşamış ve aykırı sosyal ve siyasi fikirleri nedeni ile eleştiri almış olan bu düşünürün bu tespiti beni ülkemin bugünkü gerçeklerine götürdü.

Dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 1.344,58 TL

Gıda harcaması ile birlikte giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer harcamaların toplam tutarı ise (yoksulluk sınırı) 4.379,73 TL ye yükselmiş.

Yazının tam da burasında katili doğru teşhis etmek lazım.

Katil kentleşmedir.

1927 yılında nüfusun yüzde 75,8’i kırsal (10 binden az nüfuslu), yüzde 24,2’si kentsel alanlarda yaşarken, bugün bu oran tam tersine dönmüştür. 2011 yılı itibariyle Türkiye nüfusunun yüzde 23,2’si (17.338.563) kırsal alanda (belde ve köyler) yaşarken, yüzde 76,8’i (57.385.706) kentsel (il ve ilçe merkezleri) alanlarda yaşamaktadır.

Hesaplamalar 4 kişilik aile üzerinden yapıldığına göre biz de bir genç aileyi, bir de orta yaşlı aileyi değerlendirelim

Her iki aile de 2 çocuklu olsun.

Gerekli para aylık 4380 T.L.

Genç aile de çocuklar küçük anne çalışamaz.

Erkeğin de bu parayı kazanması neredeyse mümkün değil.

Diğer ailede belki anne çalışır ancak ergenlik çağındaki İnternete, akıllı telefona hasret çocukların baskısını nereye koyacağız?

Buzdolabı, çamaşır makinesi , televizyon, bulaşık makinesı olmadan da olmaz.

İşte burada kredi kartları devreye girer.

Taksit de var

Finansal Türkiye Haritasına göre Türkiye genelinde Kredi Kartları toplam borç miktarı 59 milyar 14 milyon 352 bin TL. Bu rakamın 3’te biri İstanbul’a ait.

Çözümün bir ayağının  insanların  büyük şehirlerden tekrar köylere kasabalara  dönmesi diye düşünülebilir ancak o da pek mümkün değil.

Çünkü ne otlak ne de tarım arazisi bırakıldı. Büyükşehir görmüş gençlerin ise dönmeye isteği hiç yok.

Engels’in dediği duruma hızla evriliyoruz.

Ancak eski yıllarda camilerde gördüğümüz mütedeyyin insanı’ da günümüzde pek göremiyoruz.

Vakit namazlarına pek itibar etmeyen ancak liderlerin Cuma namazında yakınlarında yer kapma amaçlı bir din anlayışı ülkeye hakim oldu.

Yani sizin anlayacağınız Engels’ in yoksullar için yaptığı ” Pek yakında bu dünyada onların olacaktır ” tespitine katılırım.

Ancak tespitin başı için tereddütlerim var .

 

 

 

 

 

 

 

friedrich engels

Güneş artık görünmüyor diye gozyaşı  dökersen yıldizları da kaçırırsın” –