Tapulu Gecekondular, Altın Takılar, Aysun Kayacı

aysun kayacı

Bir kaç gün evvel medyada rastladığım bir haber nedeni ile Aysun Kayacı’ nın bundan çok zaman evvel bir televizyon programında gazetelere geçen sözlerini hatırladım.

Aslında medya o programda söylediklerinin içinden o cümleyi cımbızla çıkardı.

Hanım kızımızım o söyleşide yaptığı en önemli tesbitleri aşağıda geçiyorum.

” Ben vergi veriyorum niye vergisini vermeyen, çok özür dilerim herkes üstüme gelecek ama kalıp olarak söylüyorum, ‘dağdaki çoban’la benim oyum eşit mesela. Niye? ”

” Gecekondu diken, sonradan belediyelerin diploma dağıtır gibi tapularını dağıttığı gecekondu dikenle, kaçak elektrik kullananla ki bu yüzbinleri buluyor Türkiye’de; vergi kaçıranla niçin benim oyum eşit acaba? ”

” Sonra bir siyasi parti gelip gecekonduların bilmem nesini verecek, odun verecek, kömür verecek.”

Burada açıkça görülebileceği gibi, hanımkızımız, ülkesine maddi manevi katkı verenlere yapılan haksızlığı anlatmaya çalışıyor.

Ülkeye hiç bir katkısı olmayıp devamlı menfaatlerininin arkasında duran az eğitimli veya eğitimsiz  insanları işaret ediyor.

Tesbitleri doğru ancak insanı tanıması eksik,

Bu kişileri böyle eğitimsiz ve fakir bırakan kafalar ise tamamen siyasi .

Önce kendine göre şekillendireceksin sonra onlardan nemalanacaksın.

Bunu sadece bugünkü iktidar için değil bugüne kadar ülkeyi yönetenlerin tümü için söylüyorum.

Değerli siyasiler !

Aşağıdaki haberi dikkatle izleyin ve yarattığınız bu cahillerin bundan sonra ,vereceğiniz gazla, daha neler yapabileceğini bir düşününün.

Diyarbakır Batman’da 17 yaşındaki B.T., 8 ay önce 30 yaşındaki Serdar Kaya ile imam nikâhıyla evlendirildi. İstanbul’a yerleşen çift, bir süre sonra el öpmek için Batman’da yaşayan gelinin babası Mahfuz T.’nin evine geldi. Kızına düğünde takılan altınları göremeyen baba Mahfuz T., “Altınların nerede?” diye sordu. B.T. altınları kendi isteğiyle araba alması için kocasına verdiğini söyledi. Altınların araba için bozdurulduğunu öğrenen öfkeli baba kızına tokat attı.

 Genç kadın, kocasını arayıp durumu anlattı. Kayınpederinin evine gelen Serdar, eşini de yanına alarak evden ayrıldı. Ancak araya yakınları girdi ve aynı akşam kayınpederinin elini öperek barıştılar.

Ertesi gün İstanbul’a dönmek için genç kadın ve kocası vedalaşmak için tekrar Mahfuz T.’nin evine gitti. Ancak kayınpeder, kızı ve damadını tokatlayıp evden kovdu. İstanbul’a gitmek için Diyarbakır Havaalanı’na giden genç çifte pusu kuran Mahfuz T., tabancayla kızı ve damadına ateş açtı. Damat göğsünden vurulurken, silah tutukluk yapınca genç kadın olaydan yara almadan kurtuldu.

Çift, havaalanı içine doğru koşuştururken, kayınpeder ikisini de öldürmek için peşlerinden koştu. Bu sırada güvenlik görevlisi saldırgan kayınpederi yakaladı. Ağır yaralanan damat tedavi altına alındı. B.T., “Bana doğrulttuğunda silahı tutukluk  yaptı. Şikâyetçiyim” dedi. Mahfuz T. hakkında 30 yıl hapis istemiyle dava açıldı.

Sen kızını daha reşit olmadan , hem de imam nikahı ile dana kadar bir adama , tabiri caizse sat, sonra düğünde takılan altınları kocasına verdi diye öldürmeye çalış. Muhtemelen satıştan elde ettiği gelir yetmemiş bir de altınlara göz dikmiş.

İşte bu veya buna benzer kalitede insanlarla beraber önümüzdeki seçimlerde oy kullanacağız

Onların da oyu bir sayılacak benimki de.

Yolun ve bahtın açık olsun Aysun kızım