Uygarlık Çağı

Zengin olursa  insanın oh dediği sanılır.

Ancak benim kendime göre bir görüşüm vardır.

Gene benim tabirimledownload

” Her şey alacalı göreceli ” derim.

Alacalı , bilindiği gibi, birkaç rengin karışımından oluşan renk

Göreceli ise kişiye göre değişen kavramlar demek.

Söylemek istediğim yaşanan ve oluşan tüm değerlerin insanların ona karşı duruş ve yaratılan karışımlardan referans aldığıdır.

İlk satırlarımda verdiğim örneği düşünün.

Zengin kime denir?

Kocaman bir evi , son model arabası , sekiz odalı villası olanlar mı?

Eğer öyle olsa bu insanların suratlarındaki mutsuzluk ve sıkıntıyı nereye koyacağız?

Ya ellerindeki cep telefonunu gelişen teknoloji neticesi hemen değiştirenler.

Mevcut 3 G den 4-5 G ye geçilmemesini yaşlı gözler ile izleyenler.

Mutlumudurlar sizce?

Bilin ki dünyayı tehdit eden tabiat şartları için parmağını bile oynatmayan bu gruptur.

Ya bu tip uygarlık araçlarını kullanacak kadar varlıkları olmayanlar.

Bu insanlar da bu yoğun teknolojinin etkisi ile sürüklenip duruyorlar.

Yaşananlar tam da dediğim gibi alacalı göreceli.

Yaşananlar her insan açısından değişik bir yorum buluyor.

Uygarlığın gelişmesi hepimizin sonu olacak galiba.

Gel de  Nietzsche’ yi anma.

O ” Uygarlık tarafından yok edilme tehlikesiyle karşı karşıya olan bir uygarlık çağını yaşıyoruz” diyor.

Hem bol sarımsaklı yoğurtlu mantıyı seveceksin.

Hem de ağzın sarımsak kokmasın isteyeceksin.

Dünya ölüyor.

Biz insanlar da bir yandan doğayı açımasızca katlediyor diğer yandan da bir birimizi öldürüyoruz.

Allah sonumuzu hayır etsin.